Gece yarısı geride kaldı. Saat iki gibi. Pencereden kara bakıyorum. O engin beyazlığa dalıp gidiyorum. kar taneleri çıplak kollarımı üşüşüyor,karda yürümek zamanı diye düşünüyorum. Karı hissetmek beyazın içinde kendimi de beyazlaştırmakda geçiyor içimden. Sokaklarda kimseler yok,dışarısı iyi gelicek giyinip çıkıyorum kar'a. Sokaklardan geçiyorum,beyaz sokaklardan. Rüzgar deli gibi sauvuruyor kar'ı. DEnizi seyrediyorum bir süre dalgalar taşıyor kıyıdan. Dev su kütleleri sıkı dayak atıyor kıyılardaki taşlar. HAva buz gibi. ama doğa ana ter temiz,bembeyaz,günahsız,saf. ve herşey olması gerektiği gibi yaşanıyor.Acaba diye düşünüyorum. Ben de olması gerekenleri mi yaptım ?
öylemi düşündüm hayatı. Bir zamanlar aldıgım defterde bir kaç cümlelikde olsa yazılacak bir yer kaldımı ? Sert bir rüzgar kalmadığını haykırıyor kulağıma koca defterde diyor rüzgar ...! Bir tek beyaz sayfan kalmadı usta ..!
Ve o anda yeni bi sayfa açmam gerektiğini anlıyorum, kar'ın altında durup denize bakarken. Ve beyaz sayfaya düşüyor ilk notlar..
YALNIZLIĞINI İYİ KULLAN, ÖZGÜRLÜĞÜNE SAHİP ÇIK, BAŞKALARI BİR DAHA KİRLETEMESİN DİYE... .!!!
