

Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir.Bu taşların temin edilebileceği en yakın mesafe yüzlerce km uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildikleri tam olarak bilinmemektedir.
Piramit kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya yılda iki kez güneş girer.(doğduğu ve tahta çıktığı günler.)
Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan, mumyaları ilk bulan 12 kişi kanserden ölmüştür.
Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.
Kirletilmiş suyu, birkaç gün piramidin içine bırakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz.
Piramidin içerisinde süt birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.
Bitkiler piramidin içinde daha hızlı gelişirler.
Piramidin içine bırakılmış su beş hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir.
Çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç koku yapmadan piramit içinde mumyalaşır.
Kesik ,yanık ve sıyrık gibi yaralar büyükçe bir piramit içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir.
Piramitlerin bazı odalarını içinde ne olduğu hala bilinmemektedir. Araştırmacıların çoğu ya içinde kayboldu ya da aynı yerde birkaç tur attılar fakat içlerini göremediler.
Piramitlerin içleri yazın soğuk,kışın çok soğuk olur.
Keops piramidinin yüksekliginin 1 milyarla çarpımı yaklasık olarak güneşle dünyamız arasındaki mesafeyi veriyormuş(149.504.000km)
Piramidin üstünden geçen meridyen karaları ve denizleri tam 2 eşit parçaya bölüyormuş.
Taban çevresinin, yüksekliğinin 2 katına bölünmesinin pi=3.14 sayısını veriyormuş.
Piramidin içinde dünyanın ağırlıgı yaziyormuş.
Piramidin tam olarak dünyanın merkezinde bulunuyormuş.
Piramidin çalışkan işçileri olağanüstü bir çabayla günde 10 parça üst üste koyduklarını kabul edersek,piramitteki 2.5 milyon taçın 250.000 gün, yanı 664 yılda ancak oluşmuş oluyor. Oysa piramit 20-30 yılda tamamlanmıştır.


Bunların hepsi bir rastlantı mi? Olabilir. Ama bu kadar çok rastlantıda insani düşündürüyor!



