Beşiktaş
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
Bursa'ya taraftar gitmeyecek!
Bursaspor Başkanı Levent Kızıl ve Beşiktaş İkinci Başkanı Murat Aksu geçtiğimiz günlerde biraraya geldi. Her iki takım açısından da konuyu değerlendiren Kızıl ve Aksu, 15. ve 32. haftalarda yapılacak maçlara misafir takım taraftarlarının alınmaması konusunda fikir birliğine vardı. Buna göre hem Beşiktaş taraftarı, hem de Bursaspor taraftarı takımlarını deplasman maçında destekleyemeyecek.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan Levent Kızıl şunları söyledi: "Bu olay çok farklı bir boyut kazandı. Eğer böyle bir karar almasaydık, birçok istenmeyen olay yaşanabilirdi. Bu konu ile ilgili olarak daha öncede açıklamam olmuştu. Ben Murat Aksu ile biraraya geldim. İki takım acısından da en sağlıklı kararın bu olacağı düşündük. Şimdi Bursa ve İstanbul valilikleri ile görüşüp, aldığımız bu kararın uygulamaya geçirilmesini sağlayacağız" dedi.
2003 - 2004 sezonunun son haftasında Beşiktaş, deplasmanda Çaykur Rizespor'a 1-0 yenilince, Bursaspor, cezası nedeniyle Sakarya'da oynadığı Samsunspor karşılaşmasından 1-0 galip ayrılmasına ve topladığı 40 puana rağmen, Çaykur Rizespor'un bir puan gerisinde kalarak, Türkiye Birinci Ligi tarihinde ilk kez küme düşmüştü. 5 Mayıs 2004'de oynanan Çaykur Rizespor - Beşiktaş karşılaşmasında siyah beyazlı takımın şike yaptığını düşünen yeşil - beyazlı taraftarların, Beşiktaş'a olan nefreti, aradan geçen iki yılda artarak devam etti. Bursaspor taraftarı hemen hemen her maçında Beşiktaş hakkında kötü tezahüratta bulunurken, siyah beyazlı takıma gönül verenler de açtıkları pankartlar ve söylemleriyle Bursalı taraftarlara karşılık verdiler. Gelinen bu noktada bu sezon tekrar Süper Lig'e yükselen Bursaspor ile Beşiktaş arasında 15. ve 32. haftalarda oynanacak maçlar sportif yanı dışında, çıkabilecek olaylar açısından da önem arz eden bir hale geldi. Süper Lig'in 7. haftasında İstanbul İnönü Stadı'nda oynanan Beşiktaş - Ankaragücü maçı öncesi yaşanan ve Bursasporlu taraftarların da dahil olduğu son olay, iki takım arasındaki gerginliğin geldiği boyutu gözler önüne serdi.
Bursaspor Başkanı Levent Kızıl ve Beşiktaş İkinci Başkanı Murat Aksu geçtiğimiz günlerde biraraya geldi. Her iki takım açısından da konuyu değerlendiren Kızıl ve Aksu, 15. ve 32. haftalarda yapılacak maçlara misafir takım taraftarlarının alınmaması konusunda fikir birliğine vardı. Buna göre hem Beşiktaş taraftarı, hem de Bursaspor taraftarı takımlarını deplasman maçında destekleyemeyecek.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan Levent Kızıl şunları söyledi: "Bu olay çok farklı bir boyut kazandı. Eğer böyle bir karar almasaydık, birçok istenmeyen olay yaşanabilirdi. Bu konu ile ilgili olarak daha öncede açıklamam olmuştu. Ben Murat Aksu ile biraraya geldim. İki takım acısından da en sağlıklı kararın bu olacağı düşündük. Şimdi Bursa ve İstanbul valilikleri ile görüşüp, aldığımız bu kararın uygulamaya geçirilmesini sağlayacağız" dedi.
2003 - 2004 sezonunun son haftasında Beşiktaş, deplasmanda Çaykur Rizespor'a 1-0 yenilince, Bursaspor, cezası nedeniyle Sakarya'da oynadığı Samsunspor karşılaşmasından 1-0 galip ayrılmasına ve topladığı 40 puana rağmen, Çaykur Rizespor'un bir puan gerisinde kalarak, Türkiye Birinci Ligi tarihinde ilk kez küme düşmüştü. 5 Mayıs 2004'de oynanan Çaykur Rizespor - Beşiktaş karşılaşmasında siyah beyazlı takımın şike yaptığını düşünen yeşil - beyazlı taraftarların, Beşiktaş'a olan nefreti, aradan geçen iki yılda artarak devam etti. Bursaspor taraftarı hemen hemen her maçında Beşiktaş hakkında kötü tezahüratta bulunurken, siyah beyazlı takıma gönül verenler de açtıkları pankartlar ve söylemleriyle Bursalı taraftarlara karşılık verdiler. Gelinen bu noktada bu sezon tekrar Süper Lig'e yükselen Bursaspor ile Beşiktaş arasında 15. ve 32. haftalarda oynanacak maçlar sportif yanı dışında, çıkabilecek olaylar açısından da önem arz eden bir hale geldi. Süper Lig'in 7. haftasında İstanbul İnönü Stadı'nda oynanan Beşiktaş - Ankaragücü maçı öncesi yaşanan ve Bursasporlu taraftarların da dahil olduğu son olay, iki takım arasındaki gerginliğin geldiği boyutu gözler önüne serdi.
ben seni sevdim ya o bana yeter köpek sen beni bırakıp s...tir olup gittin yaaaaaa bende senin gibilerin taaaaaaaaa a.q.
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
Beşiktaş:1 Gençlerbirliği:0
Futbol Takımımız, Turkcell Süper Liginin 9. haftasında Gençlerbirliğini 1-0 yendi. Golümüzü 64. dakikada Gökhan Zan attı.
BJK İnönü Stadında oynanan karşılaşmayı hakem Fırat Aydınus yönetirken tribünleri tamamen dolduran taraftarlarımız coşkulu tezahüratlarla Takımımıza destek verdi. Mücadele öncesinde, vefat eden TFF Hukuk Kurulu Başkanı Kemal Kaya anısına 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı.
Yüksek tempoda başlayan karşılaşmanın ilk bölümünde Gençlerbirliği kontra ataklarla kalemize gelmeye çalışırken, 20. dakikadan itibaren Siyah Beyazlılarımız rakip kalede büyük bir baskı oluşturdu. Orta alanı çabuk geçen Ekibimiz, özellikle göbekten ve sağ kanattan geliştirdiği ataklarda Gençlerbirliği kalesine sıkıntılı anlar yaşattı. Duran toplarda da etkili olan Takımımız, hem korner hem de serbest vuruşlarla Başkent temsilcisinin kalesinde ciddi tehlikelere sebep oldu. Ancak ilk 45 dakikada gol olmayınca, taraflar soyunma odalarına 0-0 eşitlikle gitti.
Siyah Beyazlılarımızda 58. dakikada Mehmet Sedefin yerine Ricardinho, Gökhan Güleçin yerine de İbrahim Akın oyuna girerken, Ekibimiz yine rakip kalede baskısını hissettirmeye başladı. 64. dakikada kazandığımız korneri Ricardinho kullanırken, ceza alanında topa çok iyi yükselen Gökhan Zanın kafa vuruşunda top ağlarla buluştu ve Ekibimiz 1-0 öne geçti. 73. dakikada İbrahim Toraman yerini Ali Tandoğana bırakırken, oyunu Gençlerbirliği yarı alanına yıkan Siyah Beyazlılarımız sağlı sollu akınlarla rakip kalede etkili oldu. Takımımız mücadeleyi 1-0 kazandı.
MAÇIN DETAYLARI
Stat: BJK İnönü
Hakemler: Fırat Aydınus, Bahattin Duran, Orkun Aktaş, M. Kemal Abitoğlu (4.)
Beşiktaş: Vedran Runje, Serdar Kurtuluş, Mehmet Sedef (Ricardinho Dk.58), Gökhan Zan, Burak Yılmaz, Baki Mercimek, Gökhan Güleç (İbrahim Akın Dk.58), Delgado, Nobre, İbrahim Üzülmez, İbrahim Toraman (Ali Tandoğan Dk.73)
Yedekler: Murat Şahin, Mustafa Doğan, Ricardinho, Ali Tandoğan, Fahri Tatan, İbrahim Akın, Kenan Özer
Teknik Direktör: Jean Tigana
Gençlerbirliği: Gökhan, Risp, Traore, Erkan, Mehmet Nas, Mehmet Çakır, Nicoise (Ferhat Dk.71), Ayman (Kerem Dk.88), Isaac, Draman, Eren (Adem Dk.44)
Yedekler: Recep, Adem, Hakan, Ferhat, Engin, Erhan, Kerem
Teknik Direktör: Mesut Bakkal
Gol: Gökhan Zan (Dk.64)
Sarı Kart: Eren (Dk.2), Ayman (Dk.44), Baki Mercimek (Dk.58), Gökhan (Dk.58), Serdar (Dk.59), Runje (Dk. 90)
1.DEVRE
19. dakikada kazandığımız serbest vuruşu Burak kullandı. Burakın sert şutunu kaleci son anda kornere çeldi.
20. dakikada kullandığımız korner vuruşundan gelen topa Nobre yükseldi. Nobrenin kafa vuruşunda kaleye gitmekte olan topu defans çizgiden çıkardı.
25. dakikada sağ kanattan yapılan ortada, arka direkte Gökhan Güleç boş pozisyonda topla buluştu. Topu göğsünde yumuşatan Gökhan vuruşunu yaptı. Ancak araya giren defans oyuncusu nedeniyle istediği şutu çekemeyen Gökhanın vuruşu kalecide kaldı.
31. dakikada sağ kanatta kazandığımız serbest vuruşu Delgado kullandı. Ön direğe koşan Burakın kafa vuruşunda top üstten auta gitti.
35. dakikada Mehmet Sedefin pasında topla buluşan Delgado, kaleyi cepheden gören pozisyonda şutunu çekti. Top az farkla yandan auta gitti.
40. dakikada kullandığımız korner vuruşuna Nobre kafayı vurdu. Köşeye giden topu kaleci son anda çeldi.
44. dakikada rakip ceza alanının sağ tarafından kazandığımız serbest vuruşu Delgado kullandı. Delgadonun güzel şutunu kaleci Gökhan güçlükle kornere attı.
İlk yarı 0-0 sona erdi.
2. DEVRE
57. dakikada Nobrenin kafa ile indirdiği top ceza alanı içindeki Delgadonun önünde kaldı. Delgadonun sert vuruşunda kaleci Gökhan golü önledi.
58. dakikada Mehmet Sedefin yerine Ricardinho, Gökhan Güleçin yerine de İbrahim Akın oyuna girdi.
59. dakikada Nobre ceza alanı çizgisi üzerinden sert bir şut çekti. Kaleci yerden gelen topu güçlükle çeldi.
64. dakikada kazandığımız korneri Ricardinho kullandı. Ceza alanında topa çok iyi yükselen Gökhan Zanın kafa vuruşunda top ağları buldu ve Ekibimiz 1-0 öne geçti.
73. dakikada İbrahim Toraman yerini Ali Tandoğana bıraktı.
Takımımız maçı 1-0 kazandı.
ya herşey tamam bu akşma gerçekten istenilen beşiktaşa yakışır bir maç izledik ama 80den sonra her zamanki gibi posizyonlar yiyoruz bunu nasıl çözeceğiz anlamıyorum her maç oluyor bu 1-0 bitecek denilen kayseri maçıda böyleydi son dakikada bir gol herşeyi berbat etti umarım bu diğer maçlarda yapılmaz özellikle tottenham maçı var perşembe akşamı aman özellikle burada
Futbol Takımımız, Turkcell Süper Liginin 9. haftasında Gençlerbirliğini 1-0 yendi. Golümüzü 64. dakikada Gökhan Zan attı.
BJK İnönü Stadında oynanan karşılaşmayı hakem Fırat Aydınus yönetirken tribünleri tamamen dolduran taraftarlarımız coşkulu tezahüratlarla Takımımıza destek verdi. Mücadele öncesinde, vefat eden TFF Hukuk Kurulu Başkanı Kemal Kaya anısına 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı.
Yüksek tempoda başlayan karşılaşmanın ilk bölümünde Gençlerbirliği kontra ataklarla kalemize gelmeye çalışırken, 20. dakikadan itibaren Siyah Beyazlılarımız rakip kalede büyük bir baskı oluşturdu. Orta alanı çabuk geçen Ekibimiz, özellikle göbekten ve sağ kanattan geliştirdiği ataklarda Gençlerbirliği kalesine sıkıntılı anlar yaşattı. Duran toplarda da etkili olan Takımımız, hem korner hem de serbest vuruşlarla Başkent temsilcisinin kalesinde ciddi tehlikelere sebep oldu. Ancak ilk 45 dakikada gol olmayınca, taraflar soyunma odalarına 0-0 eşitlikle gitti.
Siyah Beyazlılarımızda 58. dakikada Mehmet Sedefin yerine Ricardinho, Gökhan Güleçin yerine de İbrahim Akın oyuna girerken, Ekibimiz yine rakip kalede baskısını hissettirmeye başladı. 64. dakikada kazandığımız korneri Ricardinho kullanırken, ceza alanında topa çok iyi yükselen Gökhan Zanın kafa vuruşunda top ağlarla buluştu ve Ekibimiz 1-0 öne geçti. 73. dakikada İbrahim Toraman yerini Ali Tandoğana bırakırken, oyunu Gençlerbirliği yarı alanına yıkan Siyah Beyazlılarımız sağlı sollu akınlarla rakip kalede etkili oldu. Takımımız mücadeleyi 1-0 kazandı.
MAÇIN DETAYLARI
Stat: BJK İnönü
Hakemler: Fırat Aydınus, Bahattin Duran, Orkun Aktaş, M. Kemal Abitoğlu (4.)
Beşiktaş: Vedran Runje, Serdar Kurtuluş, Mehmet Sedef (Ricardinho Dk.58), Gökhan Zan, Burak Yılmaz, Baki Mercimek, Gökhan Güleç (İbrahim Akın Dk.58), Delgado, Nobre, İbrahim Üzülmez, İbrahim Toraman (Ali Tandoğan Dk.73)
Yedekler: Murat Şahin, Mustafa Doğan, Ricardinho, Ali Tandoğan, Fahri Tatan, İbrahim Akın, Kenan Özer
Teknik Direktör: Jean Tigana
Gençlerbirliği: Gökhan, Risp, Traore, Erkan, Mehmet Nas, Mehmet Çakır, Nicoise (Ferhat Dk.71), Ayman (Kerem Dk.88), Isaac, Draman, Eren (Adem Dk.44)
Yedekler: Recep, Adem, Hakan, Ferhat, Engin, Erhan, Kerem
Teknik Direktör: Mesut Bakkal
Gol: Gökhan Zan (Dk.64)
Sarı Kart: Eren (Dk.2), Ayman (Dk.44), Baki Mercimek (Dk.58), Gökhan (Dk.58), Serdar (Dk.59), Runje (Dk. 90)
1.DEVRE
19. dakikada kazandığımız serbest vuruşu Burak kullandı. Burakın sert şutunu kaleci son anda kornere çeldi.
20. dakikada kullandığımız korner vuruşundan gelen topa Nobre yükseldi. Nobrenin kafa vuruşunda kaleye gitmekte olan topu defans çizgiden çıkardı.
25. dakikada sağ kanattan yapılan ortada, arka direkte Gökhan Güleç boş pozisyonda topla buluştu. Topu göğsünde yumuşatan Gökhan vuruşunu yaptı. Ancak araya giren defans oyuncusu nedeniyle istediği şutu çekemeyen Gökhanın vuruşu kalecide kaldı.
31. dakikada sağ kanatta kazandığımız serbest vuruşu Delgado kullandı. Ön direğe koşan Burakın kafa vuruşunda top üstten auta gitti.
35. dakikada Mehmet Sedefin pasında topla buluşan Delgado, kaleyi cepheden gören pozisyonda şutunu çekti. Top az farkla yandan auta gitti.
40. dakikada kullandığımız korner vuruşuna Nobre kafayı vurdu. Köşeye giden topu kaleci son anda çeldi.
44. dakikada rakip ceza alanının sağ tarafından kazandığımız serbest vuruşu Delgado kullandı. Delgadonun güzel şutunu kaleci Gökhan güçlükle kornere attı.
İlk yarı 0-0 sona erdi.
2. DEVRE
57. dakikada Nobrenin kafa ile indirdiği top ceza alanı içindeki Delgadonun önünde kaldı. Delgadonun sert vuruşunda kaleci Gökhan golü önledi.
58. dakikada Mehmet Sedefin yerine Ricardinho, Gökhan Güleçin yerine de İbrahim Akın oyuna girdi.
59. dakikada Nobre ceza alanı çizgisi üzerinden sert bir şut çekti. Kaleci yerden gelen topu güçlükle çeldi.
64. dakikada kazandığımız korneri Ricardinho kullandı. Ceza alanında topa çok iyi yükselen Gökhan Zanın kafa vuruşunda top ağları buldu ve Ekibimiz 1-0 öne geçti.
73. dakikada İbrahim Toraman yerini Ali Tandoğana bıraktı.
Takımımız maçı 1-0 kazandı.
ya herşey tamam bu akşma gerçekten istenilen beşiktaşa yakışır bir maç izledik ama 80den sonra her zamanki gibi posizyonlar yiyoruz bunu nasıl çözeceğiz anlamıyorum her maç oluyor bu 1-0 bitecek denilen kayseri maçıda böyleydi son dakikada bir gol herşeyi berbat etti umarım bu diğer maçlarda yapılmaz özellikle tottenham maçı var perşembe akşamı aman özellikle burada
ben seni sevdim ya o bana yeter köpek sen beni bırakıp s...tir olup gittin yaaaaaa bende senin gibilerin taaaaaaaaa a.q.
Teknik direktör Tigana bu aksam oynadigimiz ve 0-2 maglup oldugumuz Totenham macindan sonra;
"Bu akşam büyük bir Tottenham ekibine karşı oynadık. Orta sahadaki problemimizi çözemedik. Ritim vermemiz gerekiyordu, fakat ritim veremedik. Birçok ikili mücadeleyi kaybettik. İkinci topları ve orta sahadan dönen topları almamız gerekiyor demiştim. Bunları yapamadık ve önemli kayıp verdik. Göbeğe değil özellikle kenarlara oynamamız gerekiyordu. Bununla ilgili gereken önlemleri alacağız. Dışarıda oynayacağımız iki maçtan birini artık kazanmamız gerekiyor. Gecenin yıldızı taraftarlarımızdı. Hep böyle devam etsinler, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapacağız. Onların mutluluğu için çalışacağız."
...Ya simdi birsey diyecegim. aksam aksam benim agzimi bozacak bu adam... ulan bu aciklari/eksiklikleri daha önce neden görmedin, aklin neredeydi diye sormazlar mi adama?
Onu bunu bilmem ama Besiktas taraftari gibi taraftar zor bulunur. Yine, maglubiyete ragmen sonuna kadar ter döken futbolcular degil taraftar oldu... Helal olsun.
"Bu akşam büyük bir Tottenham ekibine karşı oynadık. Orta sahadaki problemimizi çözemedik. Ritim vermemiz gerekiyordu, fakat ritim veremedik. Birçok ikili mücadeleyi kaybettik. İkinci topları ve orta sahadan dönen topları almamız gerekiyor demiştim. Bunları yapamadık ve önemli kayıp verdik. Göbeğe değil özellikle kenarlara oynamamız gerekiyordu. Bununla ilgili gereken önlemleri alacağız. Dışarıda oynayacağımız iki maçtan birini artık kazanmamız gerekiyor. Gecenin yıldızı taraftarlarımızdı. Hep böyle devam etsinler, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapacağız. Onların mutluluğu için çalışacağız."
...Ya simdi birsey diyecegim. aksam aksam benim agzimi bozacak bu adam... ulan bu aciklari/eksiklikleri daha önce neden görmedin, aklin neredeydi diye sormazlar mi adama?
Onu bunu bilmem ama Besiktas taraftari gibi taraftar zor bulunur. Yine, maglubiyete ragmen sonuna kadar ter döken futbolcular degil taraftar oldu... Helal olsun.
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
beşiktaş taraftarı her zaman örnektir bunu her zman söyledim ama bu akşma tofaş beiktaş basketbol maçında tofaşlıların yaptığı tezahüratlarında eşi benzeri yoktu hakkaten hepsini canı yürekten kutluyorum beşiktaş taraftarı bir küfür beşiktaş taraftarından başka küfür eden yoktu ama bu akşam tofaşlıların yaptıklarını anlmaıyorum dakika 1 beşiktaş taraftarı son dakika yine beşiktaş taraftarı çarşı büyüklüğünü kabul edelim artık bırakın bizimle uğraşmayıjonnathan yazdı:ki cıkarkende alkıslandı...Besiktas taraftarı ornek oldu bu gece...r1g0r yazdı:Berbatov müthiş oynadı, kabul etmek lazım.
ben seni sevdim ya o bana yeter köpek sen beni bırakıp s...tir olup gittin yaaaaaa bende senin gibilerin taaaaaaaaa a.q.
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
Tottenham maçından sonra eleştiri oklarına hedef olan Runje'ye alternatif arayan Beşiktaş, Fenerbahçe'nin başarılı kalecisi Volkan için yeniden harekete geçti. Siyah-beyazlılar, sezon sonunda Bahçe ile sözleşmesi bitecek olan Volkan'a, "İmza atma ve bizi bekle" demişlerdi.
'Seni alacağız'
Beşiktaş, F.Bahçeli kaleci Volkan Demirel'i yeniden transfer gündemine aldı. Runje'den beklediği verimi alamayan siyah-beyazlıların, bir süre önce "F.Bahçe ile sözleşme yenilemekte acele etme, bizi bekle" diye haber gönderdiği milli file bekçisiyle yeniden temasa geçerek, "Seni mutlaka alacağız" dedikleri öğrenildi.
pasfotomaç
ya neden volkan başka adam mı yok fenerin istemediklerini biz almaya çalışıyoruz ali güneş mustafa doğan ve şimdide volkan hayırlı olsun bakalım yakında neler cıkacak başka
'Seni alacağız'
Beşiktaş, F.Bahçeli kaleci Volkan Demirel'i yeniden transfer gündemine aldı. Runje'den beklediği verimi alamayan siyah-beyazlıların, bir süre önce "F.Bahçe ile sözleşme yenilemekte acele etme, bizi bekle" diye haber gönderdiği milli file bekçisiyle yeniden temasa geçerek, "Seni mutlaka alacağız" dedikleri öğrenildi.
pasfotomaç
ya neden volkan başka adam mı yok fenerin istemediklerini biz almaya çalışıyoruz ali güneş mustafa doğan ve şimdide volkan hayırlı olsun bakalım yakında neler cıkacak başka
ben seni sevdim ya o bana yeter köpek sen beni bırakıp s...tir olup gittin yaaaaaa bende senin gibilerin taaaaaaaaa a.q.
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
turgay demirerin bir köşe yazısı gerçekten cok acayip carşı hakkında paylaşmak istedim sizlerle
Çarşı'ya ne oluyor!
'Herkese karşı olan Çarşı "İnadına Tigana" diyor. Oysa inadına Del Bosque dememişlerdi... İnadına Rıza Çalımbay dediklerini de hatırlamıyorum... Bırakın onu, efsane başkan Süleyman Seba'ya bile inadına sahip çıkmamışlardı...' Fotomaç Gazetesi yazarı Turgay Demir'in köşe yazısı;
Çarşı'ya ne oluyor!
Herkese karşı olan Çarşı "İnadına Tigana" diyor. Oysa inadına Del Bosque dememişlerdi... İnadına Rıza Çalımbay dediklerini de hatırlamıyorum... Bırakın onu, efsane başkan Süleyman Seba'ya bile inadına sahip çıkmamışlardı... Ne Sergen'e inadına sarıldılar, ne kovulan Feyyaz'a, ne Van'a giden Metin'e, ne Ali'ye, Gökhan'a... Milne'e inadına sarıldıklarını da hatırlamıyorum... Rasim hocaya, Daum'a da öyle... Şimdi "İnadına Tigana" diyorlar... Bu nasıl bir inat (!) acaba? Takım dökülüyor, her maç bir kahır mektubu gibi ama her şeye karşı olan Çarşı, Tigana'ya değil... İlginç... Gerçekten çok ilginç... Beşiktaş, Tottenham karşısında 2-0 mağlup, Runje zamana oynuyor! Hesapsız, kitapsız, doğal tepki veren açık ve numaralı tribünler isyan halinde fakat karşıdan, yani Çarşı'dan tık yok... Tam aksine destek var. Aman ne güzel!!! Keşke hep böyle olsa... Peki daha önceleri neredeydi bu babacanlık!!! Geçen sezon Youla'yı, Çağdaş'ı, Adem Dursun'u kim yuhaladı, ben mi? "Ahmet Dursun, Seba gitsin" diyenler Çarşı'ya sızan F.Bahçeliler, G.Saraylılar mıydı yoksa!!! Herşeye karşı olan Çarşı, komik yenilgileri, skandal teknik adam hatalarını alkışlıyor... Beşiktaş'ı uçuruma götüren Tigana'ya destek veriyor... Yanlış anlaşılmasın, kimsenin yuhalanmasını istiyor değilim, sadece en küçük bir olumsuzlukta, en sert tepkiyi koyan Çarşı'nın Fransız konusundaki esnekliğini anlamış değilim... Ne var acaba bu Tigana'da?.. Yönetim, kovamayacağı için destekliyor bunu anladık da; Çarşı'ya ne oluyor?
Tigana ayıp ediyor...
Maç sonrası basın toplantısına bakın, sarışın mavi gözlü Tigana dalga geçiyor tüm Beşiktaşlılarla... Analiz yok, kabullenme yok, özeleştiri hak getire... Diyor ki Delgado yoktu... Sanki varken her maçı Delgado kurtarıyordu! Dalga geçiyor, ayıp ediyor... Diyor ki, gençlerle oynamak zorunda kaldım... Bir değil bin kere ayıp... İki gün önce "Yeni nesil genç Beşiktaşlılar'ı kazanacağım" diye hava atan kimdi? Utanmıyor da... Bu ilk değil, Tigana hep böyle... Köpeksiz köy buldu, değneksiz geziyor... Gezdirenler utansın...
Runje'nin rakamları
Beşiktaş'a gelmeden önce tam sekiz sezon boyunca maç başına yediği gol ortalaması 1'in biraz üzerinde... Lig ve Avrupa maçlarını hesap ederseniz Beşiktaş'taki ortalaması da hemen hemen aynı... Sıkıntı ruh halinde, yediği gollerde değil... Bedeni sahaya çıkıyor ama ruhu başka yerlerde... Pletikosa yerine Runje'yi ısrarla isteyen Tigana'nın bir bildiği vardır diye düşünmüştük, şimdi merak ediyoruz acaba o bildiği neydi?
Çarşı'ya ne oluyor!
'Herkese karşı olan Çarşı "İnadına Tigana" diyor. Oysa inadına Del Bosque dememişlerdi... İnadına Rıza Çalımbay dediklerini de hatırlamıyorum... Bırakın onu, efsane başkan Süleyman Seba'ya bile inadına sahip çıkmamışlardı...' Fotomaç Gazetesi yazarı Turgay Demir'in köşe yazısı;
Çarşı'ya ne oluyor!
Herkese karşı olan Çarşı "İnadına Tigana" diyor. Oysa inadına Del Bosque dememişlerdi... İnadına Rıza Çalımbay dediklerini de hatırlamıyorum... Bırakın onu, efsane başkan Süleyman Seba'ya bile inadına sahip çıkmamışlardı... Ne Sergen'e inadına sarıldılar, ne kovulan Feyyaz'a, ne Van'a giden Metin'e, ne Ali'ye, Gökhan'a... Milne'e inadına sarıldıklarını da hatırlamıyorum... Rasim hocaya, Daum'a da öyle... Şimdi "İnadına Tigana" diyorlar... Bu nasıl bir inat (!) acaba? Takım dökülüyor, her maç bir kahır mektubu gibi ama her şeye karşı olan Çarşı, Tigana'ya değil... İlginç... Gerçekten çok ilginç... Beşiktaş, Tottenham karşısında 2-0 mağlup, Runje zamana oynuyor! Hesapsız, kitapsız, doğal tepki veren açık ve numaralı tribünler isyan halinde fakat karşıdan, yani Çarşı'dan tık yok... Tam aksine destek var. Aman ne güzel!!! Keşke hep böyle olsa... Peki daha önceleri neredeydi bu babacanlık!!! Geçen sezon Youla'yı, Çağdaş'ı, Adem Dursun'u kim yuhaladı, ben mi? "Ahmet Dursun, Seba gitsin" diyenler Çarşı'ya sızan F.Bahçeliler, G.Saraylılar mıydı yoksa!!! Herşeye karşı olan Çarşı, komik yenilgileri, skandal teknik adam hatalarını alkışlıyor... Beşiktaş'ı uçuruma götüren Tigana'ya destek veriyor... Yanlış anlaşılmasın, kimsenin yuhalanmasını istiyor değilim, sadece en küçük bir olumsuzlukta, en sert tepkiyi koyan Çarşı'nın Fransız konusundaki esnekliğini anlamış değilim... Ne var acaba bu Tigana'da?.. Yönetim, kovamayacağı için destekliyor bunu anladık da; Çarşı'ya ne oluyor?
Tigana ayıp ediyor...
Maç sonrası basın toplantısına bakın, sarışın mavi gözlü Tigana dalga geçiyor tüm Beşiktaşlılarla... Analiz yok, kabullenme yok, özeleştiri hak getire... Diyor ki Delgado yoktu... Sanki varken her maçı Delgado kurtarıyordu! Dalga geçiyor, ayıp ediyor... Diyor ki, gençlerle oynamak zorunda kaldım... Bir değil bin kere ayıp... İki gün önce "Yeni nesil genç Beşiktaşlılar'ı kazanacağım" diye hava atan kimdi? Utanmıyor da... Bu ilk değil, Tigana hep böyle... Köpeksiz köy buldu, değneksiz geziyor... Gezdirenler utansın...
Runje'nin rakamları
Beşiktaş'a gelmeden önce tam sekiz sezon boyunca maç başına yediği gol ortalaması 1'in biraz üzerinde... Lig ve Avrupa maçlarını hesap ederseniz Beşiktaş'taki ortalaması da hemen hemen aynı... Sıkıntı ruh halinde, yediği gollerde değil... Bedeni sahaya çıkıyor ama ruhu başka yerlerde... Pletikosa yerine Runje'yi ısrarla isteyen Tigana'nın bir bildiği vardır diye düşünmüştük, şimdi merak ediyoruz acaba o bildiği neydi?
ben seni sevdim ya o bana yeter köpek sen beni bırakıp s...tir olup gittin yaaaaaa bende senin gibilerin taaaaaaaaa a.q.
benimde tiganaya güvenim falan kalmadı ne kdr zamandır takımın başında hala olacak dioo bişe yolduğu yok,devamlı konuşuo atıp tutuo.zaten yönetimde gönderemez kolay kolay tazminatlardan dolayı gene çileyi çekecez.
runje konusunda ise son avrupa maçında günah keçisi ilan edildi,yediği gollerde bi hata yoktu o maçta ama seyirci ona yüklendi.Bence onunda devre arasında göndermeli artık daha ondan verim alamayızz
runje konusunda ise son avrupa maçında günah keçisi ilan edildi,yediği gollerde bi hata yoktu o maçta ama seyirci ona yüklendi.Bence onunda devre arasında göndermeli artık daha ondan verim alamayızz
Nerden Bilirdim HaYatın Önce SınAv Yapıp SoNra Ders Verdiğni...
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
Ç.Rizespor 0-1 Beşiktaş
Beşiktaş, Ç.Rizespor deplasmanından Bobo'nun atığı golle 3 puanla dönüyor
10. dakikada Baki'nin uzun pasında Nobre, ceza sahası sol çaprazından topu kafayla Mehmet Sedef'in önüne indirdi. Bu futbolcu topu önüne almak isterken yerde kalırken, penaltı beklentisine karşı hakem oyunu devam ettirdi.
11. dakikada Erhan'ın soldan ceza sahasına yaptığı ortada Dia Cire'nin kafa vuruşu denemesinde top kaleci Runje'de kaldı.
32. dakikada Erhan'ın yerden pasında Tjikuzu'nun vuruşu yandan az farkla auta çıktı.
42. dakikada Altan'ın ceza sahasına derinlemesine pasında Tjkuzu'dan önce kaleci Runje, topa müdahale ederek topu taca gönderdi.
52. dakikada Ricardinho'nun pasında kaleci ile karşı karşıya kalan Mehmet Sedef'in vuruşu kaleci Zdravkov'da kaldı.
55. dakikada Serhat'ın pasıyla ceza sahasına giren Dia Cire'nin vuruşuna Gökhan Zan son anda ayak koyarak tehlikeyi önledi.
63. dakikada Çaykur Rizespor savunma oyuncularının uzaklaştırmak istediği top Ricardinho'ya çarptı. Kaleye giden topu kaleci Zdravkov son anda köşeden kornere gönderdi.
69. dakikada Tjikuzu'nun ara pasında topla buluşan Cire'nin vuruşunda top yan direkten döndü. Dönen topa Tjikuzu'nun vuruşunda top üstten auta çıktı.
86. dakikada Fahri'nin sağ kanattan ortasında Bobo, ceza sahası içinde topu kafayla sol köşeden filelerle buluşturdu. 0-1
90+1'de Nobre'nin vuruşu üst direkten auta çıktı.
kartalheber
Beşiktaş, Ç.Rizespor deplasmanından Bobo'nun atığı golle 3 puanla dönüyor
10. dakikada Baki'nin uzun pasında Nobre, ceza sahası sol çaprazından topu kafayla Mehmet Sedef'in önüne indirdi. Bu futbolcu topu önüne almak isterken yerde kalırken, penaltı beklentisine karşı hakem oyunu devam ettirdi.
11. dakikada Erhan'ın soldan ceza sahasına yaptığı ortada Dia Cire'nin kafa vuruşu denemesinde top kaleci Runje'de kaldı.
32. dakikada Erhan'ın yerden pasında Tjikuzu'nun vuruşu yandan az farkla auta çıktı.
42. dakikada Altan'ın ceza sahasına derinlemesine pasında Tjkuzu'dan önce kaleci Runje, topa müdahale ederek topu taca gönderdi.
52. dakikada Ricardinho'nun pasında kaleci ile karşı karşıya kalan Mehmet Sedef'in vuruşu kaleci Zdravkov'da kaldı.
55. dakikada Serhat'ın pasıyla ceza sahasına giren Dia Cire'nin vuruşuna Gökhan Zan son anda ayak koyarak tehlikeyi önledi.
63. dakikada Çaykur Rizespor savunma oyuncularının uzaklaştırmak istediği top Ricardinho'ya çarptı. Kaleye giden topu kaleci Zdravkov son anda köşeden kornere gönderdi.
69. dakikada Tjikuzu'nun ara pasında topla buluşan Cire'nin vuruşunda top yan direkten döndü. Dönen topa Tjikuzu'nun vuruşunda top üstten auta çıktı.
86. dakikada Fahri'nin sağ kanattan ortasında Bobo, ceza sahası içinde topu kafayla sol köşeden filelerle buluşturdu. 0-1
90+1'de Nobre'nin vuruşu üst direkten auta çıktı.
kartalheber
ben seni sevdim ya o bana yeter köpek sen beni bırakıp s...tir olup gittin yaaaaaa bende senin gibilerin taaaaaaaaa a.q.
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
Bucaspor:1 - Beşiktaş:5...
Futbol Takımımız, Fortis Türkiye Kupası D Grubu ilk maçında Bucaspor'u 5-1 mağlup etti. Gollerimizi 12. dakikada Fahri Tatan, 40. dakikada Gökhan Güleç, 58 ve 83. dakikalarda Bobo ile 78. dakikada Delgado kaydetti. İzmir Atatürk Stadı'nda oynanan mücadeleyi Kuddusi Müftüoğlu yönetti. Lig B İkinci Grup ekibi Bucaspor karşısında maça hızlı başlayan Takımımız, sağlı sollu ataklarla ilk dakikalardan itibaren rakip kalede etkili oldu. 12. dakikada Fahri Tatan, savunmadan seken topu ağlarla buluşturarak Takımımız'ı 1-0 öne geçirdi. 40. dakikada ise bu kez sahneye Gökhan Güleç çıktı ve güzel bir vuruşla Takımımız'ın ikinci golüne imzasını attı. 43. dakikada hakem Kuddusi Müftüoğlu, Baki Mercimek'i ikinci sarı karttan kırmızı kartla oyun dışında bıraktı. Bucaspor'un pek bir varlık gösteremediği ilk 45 dakika Ekibimiz'in 2-0 üstünlüğü ile geçildi.
Takımımız karşılaşmanın ikinci yarısına kontrollü başladı. Oyuna 53. dakikada giren Delgado, 58. dakikada sol kanattan hareketlenerek topu ceza sahasına taşıdı ve meşin yuvarlağı müsayit pozisyondaki Bobo'ya bıraktı. Brezilyalı oyuncumuzun dokunduğu top ağlarla buluştu (0-3). 72. dakikada Bucasporlu Gürsoy, farkı ikiye indiren golü kaydetti (1-3). 78. dakikada ise sahneye Delgado çıktı. Arjantinli yıldızımız ceza sahasının hemen dışından kullandığı serbest atışta topu ağlarla buluşturarak 4. golümüzü kaydetti (1-4). Mücadelede perdeyi kapatan son gol ise Brezilyalı genç golcümüz Bobo'dan geldi. 83. dakikada Gökhan Güleç ile güzel bir verkaç yapan Bobo, topu ikinci kez ağlarla buluşturarak 5-1'lik üstünlüğümüzü ilan etti.
Kupada grubumuzdaki diğer maçta Ankaragücü, Çaykur Rizespor'u 2-1 mağlup etti. İlk maçlar sonunda Beşiktaşımız, D Grubu'nda 3 puan ve averajla liderliği elde etti. Grupta ikinci karşılaşmalar 8 Kasım'da oynanacak. Gençlerbirliği-Ankaragücü ve Çaykur Rizespor-Bucaspor maçlarının oynanacağı 2. haftayı Takımımız maç yapmadan geçecek.
MAÇIN AYRINTILARI
Stat: İzmir Atatürk
Hakemler: Kuddusi Müftüoğlu, Serdar Akçer, Mustafa Sönmez, M.Berkant Mercanlı (4.)
Bucaspor: Fatih, İzzet, Hüseyin Yalçın, Hüseyin Akmaz, Mustafa, İbrahim, Orhan (Dk.77 Hakan), Gürsoy, Mehmet, Aygün, Taner (Dk.63 Bekir)
Yedekler: Melih, Liner, Bekir, Cenk, Hakan, Samir, Onur
Teknik Direktör: Hayrullah Obuzu
Beşiktaş: Murat Şahin, Serdar Kurtuluş, Gökhan Zan, Baki Mercimek, Ali Tandoğan, Ricardinho (Dk. 46 İbrahim Toraman), Fahri Tatan (Dk.84 Mustafa Doğan), Mehmet Sedef, Burak Yılmaz (Dk. 53 Delgado), Bobo, Gökhan Güleç
Yedekler: Vedran Runje, İbrahim Toraman, Delgado, Nobre, Mustafa Doğan, Serdar Özkan, İbrahim Üzülmez
Teknik Direktör: Jean Tigana
Goller: Fahri Tatan (Dk.11), Gökhan Güleç (Dk.40), Bobo (Dk.58, Dk.83), Delgado (Dk.78)
Gürsoy (Dk.72) Bucaspor
Sarı Kart: Burak Yılmaz (Dk.27)
Kırmızı Kart: Baki Mercimek (Dk.43 ikinci sarı karttan)
1.DEVRE
9. dakikada Gökhan Güleç'in sol kanattan ortasına Bobo bekletmeden vurdu; top üstten dışarı çıktı.
11. dakikada Baki Mercimek, orta sahadan kaptığı topla rakip oyuncuları çalımlayarak ceza sahasına girdi. Baki, kaleci Fatih'i de geçerek topu kaleye gönderirken, araya giren Bucaspor savunması tehlikeyi savuşturdu.
12. dakikada sol kanattan atak yapan Bobo, topu ceza sahasına ortaladı. Rakip savunmadan seken topu önünde bulan Fahri Tatan, yerden sert bir vuruşla Takımımız'ı 1-0 öne geçiren golü kaydetti.
13. dakikada Ricardinho, Bobo'nun önüne bıraktığı topa, ceza sahasının hemen dışından sert vurdu. Brezilyalı oyuncumuzun şutu kale direğinin hemen yanından dışarı çıktı.
17. dakikada Burak'ın ara pası sonrasında rakip kaleci ile karşı karşıya kalan Gökhan Güleç'in sağ çaprazdan vuruşu direğin hemen yanından auta çıktı.
33. dakikada Fahri'nin ara pasında Bobo kaleci ile karşı karşıya kaldı. Genç golcümüzün vuruşu kaleciden döndü.
40. dakikada Burak Yılmaz'ın pasında topla ceza sahasında buluşan ve güzel bir hareketle kendisini kontrol eden savunmayı geçen Gökhan Güleç, topu ağlarla buluşturarak 2. golümüze imzasını attı. (0-2)
43. dakikada Baki Mercimek ikinci sarı karttan kırmızı kartla oyun dışında kaldı.
İlk yarı Ekibimiz'in 2-0 üstünlüğü ile tamamlandı.
2.DEVRE
46. dakikada Ricardinho'nun yerine İbrahim Toraman oyuna dahil oldu.
53. dakikada Burak Yılmaz oyundan çıkarken, yerine Delgado girdi.
58. dakikada sol kanattan hareketlenen ve rakiplerini geçerek ceza sahasına giren Delgado'nun ortaya bıraktığı topa Bobo dokunarak Takımımız'ı 3-0 öne geçirdi.
72. dakikada Gürsoy Bucaspor'un golünü kaydetti. (1-3)
76. dakikada Bobo'nun kafayla indirdiği topa Fahri Tatan sert vurdu, ancak rakip kaleci topu kornere göndermeyi başardı.
78. dakikada Delgado, serbest atıştan müthiş bir gol kaydederek Takımımız'ı yeniden 3 farklı öne geçirdi (1-4).
83. dakikada Bobo, Gökhan Güleç ile verkaç yaptıktan sonra topu ağlarla buluşturdu (1-5).
Takımımız karşılaşmayı 5-1 kazandı.
valla maçı izlemedim ama yendiğimiz için memnunum bu galibiyete ihtiyaç vardı üstelik bu kadar farklı galibiyete umarım devemı gelir birde 10 kişili bir 2.yarı
Futbol Takımımız, Fortis Türkiye Kupası D Grubu ilk maçında Bucaspor'u 5-1 mağlup etti. Gollerimizi 12. dakikada Fahri Tatan, 40. dakikada Gökhan Güleç, 58 ve 83. dakikalarda Bobo ile 78. dakikada Delgado kaydetti. İzmir Atatürk Stadı'nda oynanan mücadeleyi Kuddusi Müftüoğlu yönetti. Lig B İkinci Grup ekibi Bucaspor karşısında maça hızlı başlayan Takımımız, sağlı sollu ataklarla ilk dakikalardan itibaren rakip kalede etkili oldu. 12. dakikada Fahri Tatan, savunmadan seken topu ağlarla buluşturarak Takımımız'ı 1-0 öne geçirdi. 40. dakikada ise bu kez sahneye Gökhan Güleç çıktı ve güzel bir vuruşla Takımımız'ın ikinci golüne imzasını attı. 43. dakikada hakem Kuddusi Müftüoğlu, Baki Mercimek'i ikinci sarı karttan kırmızı kartla oyun dışında bıraktı. Bucaspor'un pek bir varlık gösteremediği ilk 45 dakika Ekibimiz'in 2-0 üstünlüğü ile geçildi.
Takımımız karşılaşmanın ikinci yarısına kontrollü başladı. Oyuna 53. dakikada giren Delgado, 58. dakikada sol kanattan hareketlenerek topu ceza sahasına taşıdı ve meşin yuvarlağı müsayit pozisyondaki Bobo'ya bıraktı. Brezilyalı oyuncumuzun dokunduğu top ağlarla buluştu (0-3). 72. dakikada Bucasporlu Gürsoy, farkı ikiye indiren golü kaydetti (1-3). 78. dakikada ise sahneye Delgado çıktı. Arjantinli yıldızımız ceza sahasının hemen dışından kullandığı serbest atışta topu ağlarla buluşturarak 4. golümüzü kaydetti (1-4). Mücadelede perdeyi kapatan son gol ise Brezilyalı genç golcümüz Bobo'dan geldi. 83. dakikada Gökhan Güleç ile güzel bir verkaç yapan Bobo, topu ikinci kez ağlarla buluşturarak 5-1'lik üstünlüğümüzü ilan etti.
Kupada grubumuzdaki diğer maçta Ankaragücü, Çaykur Rizespor'u 2-1 mağlup etti. İlk maçlar sonunda Beşiktaşımız, D Grubu'nda 3 puan ve averajla liderliği elde etti. Grupta ikinci karşılaşmalar 8 Kasım'da oynanacak. Gençlerbirliği-Ankaragücü ve Çaykur Rizespor-Bucaspor maçlarının oynanacağı 2. haftayı Takımımız maç yapmadan geçecek.
MAÇIN AYRINTILARI
Stat: İzmir Atatürk
Hakemler: Kuddusi Müftüoğlu, Serdar Akçer, Mustafa Sönmez, M.Berkant Mercanlı (4.)
Bucaspor: Fatih, İzzet, Hüseyin Yalçın, Hüseyin Akmaz, Mustafa, İbrahim, Orhan (Dk.77 Hakan), Gürsoy, Mehmet, Aygün, Taner (Dk.63 Bekir)
Yedekler: Melih, Liner, Bekir, Cenk, Hakan, Samir, Onur
Teknik Direktör: Hayrullah Obuzu
Beşiktaş: Murat Şahin, Serdar Kurtuluş, Gökhan Zan, Baki Mercimek, Ali Tandoğan, Ricardinho (Dk. 46 İbrahim Toraman), Fahri Tatan (Dk.84 Mustafa Doğan), Mehmet Sedef, Burak Yılmaz (Dk. 53 Delgado), Bobo, Gökhan Güleç
Yedekler: Vedran Runje, İbrahim Toraman, Delgado, Nobre, Mustafa Doğan, Serdar Özkan, İbrahim Üzülmez
Teknik Direktör: Jean Tigana
Goller: Fahri Tatan (Dk.11), Gökhan Güleç (Dk.40), Bobo (Dk.58, Dk.83), Delgado (Dk.78)
Gürsoy (Dk.72) Bucaspor
Sarı Kart: Burak Yılmaz (Dk.27)
Kırmızı Kart: Baki Mercimek (Dk.43 ikinci sarı karttan)
1.DEVRE
9. dakikada Gökhan Güleç'in sol kanattan ortasına Bobo bekletmeden vurdu; top üstten dışarı çıktı.
11. dakikada Baki Mercimek, orta sahadan kaptığı topla rakip oyuncuları çalımlayarak ceza sahasına girdi. Baki, kaleci Fatih'i de geçerek topu kaleye gönderirken, araya giren Bucaspor savunması tehlikeyi savuşturdu.
12. dakikada sol kanattan atak yapan Bobo, topu ceza sahasına ortaladı. Rakip savunmadan seken topu önünde bulan Fahri Tatan, yerden sert bir vuruşla Takımımız'ı 1-0 öne geçiren golü kaydetti.
13. dakikada Ricardinho, Bobo'nun önüne bıraktığı topa, ceza sahasının hemen dışından sert vurdu. Brezilyalı oyuncumuzun şutu kale direğinin hemen yanından dışarı çıktı.
17. dakikada Burak'ın ara pası sonrasında rakip kaleci ile karşı karşıya kalan Gökhan Güleç'in sağ çaprazdan vuruşu direğin hemen yanından auta çıktı.
33. dakikada Fahri'nin ara pasında Bobo kaleci ile karşı karşıya kaldı. Genç golcümüzün vuruşu kaleciden döndü.
40. dakikada Burak Yılmaz'ın pasında topla ceza sahasında buluşan ve güzel bir hareketle kendisini kontrol eden savunmayı geçen Gökhan Güleç, topu ağlarla buluşturarak 2. golümüze imzasını attı. (0-2)
43. dakikada Baki Mercimek ikinci sarı karttan kırmızı kartla oyun dışında kaldı.
İlk yarı Ekibimiz'in 2-0 üstünlüğü ile tamamlandı.
2.DEVRE
46. dakikada Ricardinho'nun yerine İbrahim Toraman oyuna dahil oldu.
53. dakikada Burak Yılmaz oyundan çıkarken, yerine Delgado girdi.
58. dakikada sol kanattan hareketlenen ve rakiplerini geçerek ceza sahasına giren Delgado'nun ortaya bıraktığı topa Bobo dokunarak Takımımız'ı 3-0 öne geçirdi.
72. dakikada Gürsoy Bucaspor'un golünü kaydetti. (1-3)
76. dakikada Bobo'nun kafayla indirdiği topa Fahri Tatan sert vurdu, ancak rakip kaleci topu kornere göndermeyi başardı.
78. dakikada Delgado, serbest atıştan müthiş bir gol kaydederek Takımımız'ı yeniden 3 farklı öne geçirdi (1-4).
83. dakikada Bobo, Gökhan Güleç ile verkaç yaptıktan sonra topu ağlarla buluşturdu (1-5).
Takımımız karşılaşmayı 5-1 kazandı.
valla maçı izlemedim ama yendiğimiz için memnunum bu galibiyete ihtiyaç vardı üstelik bu kadar farklı galibiyete umarım devemı gelir birde 10 kişili bir 2.yarı
ben seni sevdim ya o bana yeter köpek sen beni bırakıp s...tir olup gittin yaaaaaa bende senin gibilerin taaaaaaaaa a.q.
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
gene beşiktaş maçı gene kahır sen 1 saatten fazla eksik oynayan rakibine gol atamıosan hiç yapmayın bu işi daha ii ya,bide şampion olacaklarmış hikaye valla
okdr gol kaçar anlarımda,+90 da delgado altı pastan o kafa vuruşunu nasıl yapamadı anlamadım yazık bize ama ya
okdr gol kaçar anlarımda,+90 da delgado altı pastan o kafa vuruşunu nasıl yapamadı anlamadım yazık bize ama ya
Nerden Bilirdim HaYatın Önce SınAv Yapıp SoNra Ders Verdiğni...
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
ya valla rahat bir 5 tane atacaktık abartısız valla ama işte kapanan takımlara karşı hep böyle oluyor bize acık oynayan takımlar olacak oa zaman daha iy oynuyoruz sanki yeniğiz gibi hareket ediyoruz daha rahat oynayacağımıza valla 2 tane adamımız var acamacakları kapı yok (delgado ve ricardinho) ama onlarda yok oluyor böyle maçlarda daha bir hareketli daha bir güel oynayacaklarına ama bilinmez yarına saklıyorlardır belki kendilerini inşallah yarınki maçta onlardan goller bekliyoruzMuHoS yazdı:gene beşiktaş maçı gene kahır sen 1 saatten fazla eksik oynayan rakibine gol atamıosan hiç yapmayın bu işi daha ii ya,bide şampion olacaklarmış hikaye valla
okdr gol kaçar anlarımda,+90 da delgado altı pastan o kafa vuruşunu nasıl yapamadı anlamadım yazık bize ama ya
ben seni sevdim ya o bana yeter köpek sen beni bırakıp s...tir olup gittin yaaaaaa bende senin gibilerin taaaaaaaaa a.q.
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
Papila: En büyük üzüntüm İnönü'de maç yönetemeden veda etmek oldu
Hakemliği bırakırken en büyük üzüntülerinden birinin İnönü Stadına çıkamadan düdüğünü asmak olduğunu belirten Papila, şöyle konuştu:
"Vestel Manisaspor-Galatasaray maçım başarılı geçseydi ertesi hafta İnönü Stadı'na gidecektim. Ama iyi geçmediği için gidemedim. İçimde bırakırken ukde olarak kalan tek şey o Beşiktaş-Samsunspor maçından sonra İnönü'ye gidemeden düdüğü bırakmak. İstenmediğim yere başım dik çıkmak isterdim. O atmosferi yaşamak isterdim. Beşiktaş seyircisi bu konuda bana göre yöneticisinden daha sağduyulu.
Beşiktaş seyircisi çok sağduyulu bir seyirci. Hiç de tepki göstermezlerdi.
Beşiktaş taraftarı yönetiminden daha sağduyulu, o kesin. Ortadaki somut beyanlara göre konuşuyorum, herkes görüyor, duyuyor bunları."
FIFA kokartının alınmasına hakemliği bırakarak tepki veren Cem Papila, Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu hakkında açıklamalarda bulundu.
Cem Papila, Futbol Extra Dergisi'nin Kasım sayısında yer alan röportajında, FIFA listesinde görünen Kuddusi Müftüoğlu'nun Ocak ayında liste dışı kalacağını, bunun Çulcu tarafından planlı bir şekilde yapıldığını belirterek, "Çulcu'nun bu yaptığı şark kurnazlığı. Kuddusi Müftüoğlu liste dışı kaldığında MHK ile federasyonun birbirlerine ne diyeceğini merak ediyorum" dedi.
Papila, FIFA listesiyle ilgili iddialarını şu sözlerle sürdürdü:
"Bakın ortadaki kriterlere göre listenin yedinci sırasına yazılması gereken Bülent Yıldırım altıya, altıya yazılması gereken Müftüoğlu da yediye yazıldı.
Şimdi Haluk Ulusoy düşünüyor ki, Kuddusi Müftüoğlu FIFA oldu. Aslında olmadı.
Kimse farkında değil, kimse 1 Ocakta Türkiye'nin FIFA kadrosu 6'ya indirilirse şaşırmasın. 1 Ocakta bu liste 6 kişi olarak belirlendiğinde, Müftüoğlu liste dışı kaldığında o zaman Ulusoy Federasyonu ile Çulcu MHK'sı bakalım birbirlerine ne yapacak? Çünkü kadronun aslında 6 kişi olduğunu Çulcu biliyor ama Ulusoy bilmiyor. Kim kimi kandırıyor burada? Mustafa Çulcu'nun bu yaptıkları hep şark kurnazlığı, başka bir şey değil?" Olayın üzerinden zaman geçmesine rağmen karşılaştığı yanlışı hala unutamadığını belirten Cem Papila, "Ben MHK'nın bağımsız olmasını ümit ediyordum ama son gelişmeler hiçbir şekilde bağımsız olmadığını gösteriyor. Yani kendi iradesiyle kararlar veremediğini gösteriyor. MHK Başkanı dik duramadı bu olayda.
MHK Başkanı ve yönetimi en baştan federasyon başkanının bu şekilde bir hakkı olduğunu kabul edip de o göreve gelmişlerse onu bilemem. Ama bunu kabul etmeden geldilerse dik duramadılar demektir. Ne yapmaları gerekirdi? İstifa edeceklerdi.
Çulcu dik durup istifa edecekti ama bir sonraki dönem yine MHK Başkanı olabilecekti. İnsanlar söylemleriyle değil yaptıklarıyla anılır. Herkes tarihte yerini alacak" şeklinde konuştu.
"PATRONUN GEREKÇE AÇIKLAMASI HER ŞEYİ ANLATIYOR"
Federasyon başkanı Haluk Ulusoy'un, performansından dolayı FIFA listesine alınmadığı yönünde gösterdiği gerekçeye katılmadığını belirten Papila, "Bu inandırıcı ve doğru bir gerekçe de değil. Futbolun patronu kim? Haluk Ulusoy.
Peki, patronun savunma verdiği nerede görülmüş? Federasyon Başkanı'nın, MHK'nın bir tasarrufunu onaylarken FIFA listesinde neden değişiklik yapıldığını açıklamak zorunda kalması aslında birçok şeyi anlatıyor. Çünkü ben gerçeği biliyorum. Bu gerçek, geçmişte genel başkan seçiminde Mustafa Çulcu ile karşı karşıya gelmemizdir" diye konuştu.
Mustafa Çulcu'nun MHK başkanlığına geldiği gün FIFA kokartını kaybettiğini belirten Cem Papila, "Hakemliği bıraktım, üzülmedim mi, biraz üzüldüm tabii.
Bunca yıl emek harcamışım çünkü. Ama bir kere öldüm. Beni 10 defa daha öldürmelerine izin vermedim. Çünkü bundan sonra 10 defa daha öldürürlerdi beni" açıklamasını yaptı.
Mustafa Çulcu ile aralarındaki olayın sadece Eskişehir'deki seçim olayı olmadığını belirten Papila, "Bizim Çulcu ile ilk kavgamız bundan 1,5 yıl öncesine dayanıyor. Aramızda kötü bir şekilde bir telefon mesajı olayı yaşandı.
Bunu sadece dört kişi biliyor. Mustafa Çulcu'nun cep telefonuna hakemlik müessesesiyle ilgili bir mesaj geliyor, altında Cem Papila yazıyor. Ama telefon numarası bana ait değil. O da mesajı alır almaz beni araması gerekirken, hemen yetkilileri aramış. Sonradan o telefon mesajını çekenin de kim olduğunu buldum ve kendilerine gösterdim. Bu benim için çok acı bir olaydı. Ondan beri aramız gergindi zaten" dedi.
Papila, kendisine karşı bu tür talihsiz olayların bir çok defa meydana geldiğini belirterek, mazeretini bildirmesine rağmen Mustafa Çulcu'nun kız kardeşinin düğünü olduğu gün kendisine 2. Lig (B) kategorisi maçı verdiğini söyledi.
"İKİNCİ BİR ŞENES ERZİK OLMAK İSTEMİŞTİM"
Faal hakemken hedefinin hakemliği bıraktıktan sonra Türkiye'yi Avrupa'da FIFA ve UEFA'da önemli bir görevde temsil eden ikinci bir Şenes Erzik olmak olduğunu belirten Papila, şunları söyledi:
"Bende bunu yapacak bilgi ve birikim var. Ama bugünkü federasyon bunu düşünecek kapasitede değil, bunu görecek vizyona da sahip değil. En büyük üzüntüm, sadece kişisel sebeplerden dolayı bana bu fırsatı vermediler. Yine aynı şekilde geçen sene de Metin Aydoğan'a FIFA listesi konusunda haksızlık yapıldı.
Ben bunu o günkü MHK Başkanı Ufuk Özerten ile paylaşmıştım. (Şık olmadı) dedim.
Onu, İstanbul medyasında eski hakemlere yakın bir grup istemedi. Onlar birilerinin menfaatini kollamak amacıyla birilerini FIFA yapmak için Aydoğan'ı yediler."
"SERDAR TATLI'NIN BIRAKMA NEDENİ SAKATLIK DEĞİL"
Serdar Tatlı'nın hakemliği bırakma nedeninin açıklandığı gibi sakatlık olmadığını belirten Papila, şöyle devam etti:
"Serdar Tatlı'ya en yakın hakem bendim. Serdar'ın bırakmasındaki gerçek neden farklıydı. Bu bizim kendi aramızdaki özel bir şey. Bunu ben açıklayamam.
Yani hakemlikten mutlu olarak ayrılan hiç yok gibi. Mustafa Çulcu 45 yaşının ve FIFA kariyerinin sonuna kadar hakemlik yaptı, o bile mutlu ayrılamadı. Biz o kadar gidemedik. Çulcu nasıl gitti, bilemem. O ayrı bir yetenek olsa gerek. Hem 45 yaşının sonuna kadar hem de FIFA'da dördüncü kategoride kalarak bu kadar
sürdürebilmek çok büyük bir yetenek. Biz 39 yaşında, hem de üçüncü kategoride kalamadık." Hakemlik hayatında "keşke olmasa" dediği hataların olduğunu belirten Papila, "Mesela Vestel Manisaspor-Galatasaray maçında ofsayt gerekçesiyle iptal ettiğimiz bir gol var. Yine Fenerbahçe-Trabzonspor maçında yardımcının yanlış tespit edip ofsayttan gol verdiğimiz bir pozisyon var. Keşke yaşanmasaydı dediğim kararlardı bunlar" itirafında bulundu.
"TAŞI SEVERİM DEDİM, BEŞİKTAŞLI OLDUM"
İyi bir Beşiktaş taraftarı olduğunu belirten Cem Papila, "Beşiktaşlı oluşumda çok ilginç. O zaman 8-9 yaşındayım. Komşumuzun oğlu Turgay ağabey bana gelip (Sarayımı seversin, bahçeyi mi, yoksa taşı mı?) diye sordu. Ben de (Taşı)
cevabını verdim. O da o zaman (Tamam sen Beşiktaşlısın) dedi ve öyle Beşiktaşlı oldum. İstanbul'da okudum, bir sene Dikilitaş'ta oturdum. Kaldığım ev İnönü Stadı'nın hemen üstündeydi. Sürekli İnönü Stadı'na maçlara giderdim. Hiçbir zaman fanatik olmadım ama sıkı bir Beşiktaş taraftarıydım. En beğendim futbolcu ise o dönemde Gökhan Keskin'di" diye konuştu.
"KENDİMİ TRABZONLU OLARAK GÖRÜYORUM"
Kendisini en çok üzen olaylardan birinin Trabzonspor taraftarlarının yaptığı yürüyüş olduğunu belirten Cem Papila, "Çünkü ben Trabzonluyum. Bırakın annemin ve eşimin Trabzonlu olmasını, ben Zonguldak'ta Trabzon kültürüyle büyümüş biriyim. Ben o yörenin insanıyım, benim memleketim orası, kendimi Trabzonlu olarak görüyorum. Babam Hopalı. O yörenin insanı olarak bu şekilde protesto edilmek beni üzdü. Ama bunda bana göre başka faktörler vardı. O yürüyüş siyasi rant amacıyla yapılmış bir yürüyüştü. O olayı organize eden insanlar bana göre siyaseti kullanarak bu işi yaptı. Tabii vatandaş onu bu şekilde görmedi" iddiasında bulundu.
"HEDEFİM SPOR BAKANI OLMAK"
Beşiktaş-Samsun maçını hatasız yönettiğini tekrarlayan Papila, o maçın devre arasında Sinan Engin'in soyunma odasına gelerek, verdiği kırmızı kartlarla ilgili kendisine, (Hocam kartlarında, kararlarında haklısın) dediğini söyledi.
Bundan sonraki hedefinin CHP'den milletvekili olarak meclise girmek olduğunu söyleyen Papila, "Daha öncede siyasetin içindeydim. Profesyonel lig hakemi olunca siyasete ara vermek zorunda kaldım. Şimdi kaldığım yerden yoluma devam edeceğim. CHP'nin üyesiyim. En büyük idealim de spor bakanı olarak bilgi ve birikimimle ülkeme hizmet etmek" dedi.
Papila, Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu ile sınıf arkadaşı olduğunu doğrulayarak, "Sayın Şekip Mosturoğlu ile Hukuk Fakültesi'nden arkadaştık. 1984-88 yılları arasında aynı sınıfta okuduk. Federasyon başkan vekili olduktan sonra kendisiyle yüz yüze gelmedik dersem yalan olmaz. Sadece bayramlarda ve kandillerde birbirimize mesaj atardık, o kadar. Bu konuda hem kendisi hem de ben büyük özen gösterdik" şeklinde konuştu.
"PAPİLA'YI PAPİLA YAPAN DİK DURUŞUDUR"
"Cem Papila'yı Cem Papila yapan dik duruşudur" diyen Papila, "Ben hatalar yapmadım mı yaptım ama yapmadığım bir tek şey var, kimse için santim eğilmedim. Çok da büyük konuşmak istemiyorum ama eğilirsem sadece çocuklarım için eğilirim. Belki onlar için de eğilmeyebilirim, sınırlarımı zorlarım. Ama etrafımda çok eğilen insan gördüm. Hele o Eskişehir'deki benim dik durduğum seçimde çok insan vardı eğilen" dedi.
"TRABZONSPOR VE BEŞİKTAŞ'IN ŞAMPİYONLUK ŞANSI YOK"
Bu sene şampiyonluğun Fenerbahçe, Galatasaray ve Vestel Manisaspor arasında geçeceğini, Beşiktaş ve Trabzonspor'un şansı olmadığını belirten Papila, "Çünkü Beşiktaş takım olamadı. Bu konuda çok önemli zaafları var. Kayseri Erciyesspor maçı sonrası yaşananları televizyondan izledim, arkadaşlığın olmadığı yerde başarı olmaz. Galatasaray'ı geçen sezon şampiyon yapan en önemli faktör takım olmaktı. Ama Beşiktaş takım olamadı" diyerek sözlerini tamamladı
kartalhaber.com
o karalardan sonra hangi yüzle bizim mabedimize gelecektin nasıl bir yüzyüzlük ya
Hakemliği bırakırken en büyük üzüntülerinden birinin İnönü Stadına çıkamadan düdüğünü asmak olduğunu belirten Papila, şöyle konuştu:
"Vestel Manisaspor-Galatasaray maçım başarılı geçseydi ertesi hafta İnönü Stadı'na gidecektim. Ama iyi geçmediği için gidemedim. İçimde bırakırken ukde olarak kalan tek şey o Beşiktaş-Samsunspor maçından sonra İnönü'ye gidemeden düdüğü bırakmak. İstenmediğim yere başım dik çıkmak isterdim. O atmosferi yaşamak isterdim. Beşiktaş seyircisi bu konuda bana göre yöneticisinden daha sağduyulu.
Beşiktaş seyircisi çok sağduyulu bir seyirci. Hiç de tepki göstermezlerdi.
Beşiktaş taraftarı yönetiminden daha sağduyulu, o kesin. Ortadaki somut beyanlara göre konuşuyorum, herkes görüyor, duyuyor bunları."
FIFA kokartının alınmasına hakemliği bırakarak tepki veren Cem Papila, Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu hakkında açıklamalarda bulundu.
Cem Papila, Futbol Extra Dergisi'nin Kasım sayısında yer alan röportajında, FIFA listesinde görünen Kuddusi Müftüoğlu'nun Ocak ayında liste dışı kalacağını, bunun Çulcu tarafından planlı bir şekilde yapıldığını belirterek, "Çulcu'nun bu yaptığı şark kurnazlığı. Kuddusi Müftüoğlu liste dışı kaldığında MHK ile federasyonun birbirlerine ne diyeceğini merak ediyorum" dedi.
Papila, FIFA listesiyle ilgili iddialarını şu sözlerle sürdürdü:
"Bakın ortadaki kriterlere göre listenin yedinci sırasına yazılması gereken Bülent Yıldırım altıya, altıya yazılması gereken Müftüoğlu da yediye yazıldı.
Şimdi Haluk Ulusoy düşünüyor ki, Kuddusi Müftüoğlu FIFA oldu. Aslında olmadı.
Kimse farkında değil, kimse 1 Ocakta Türkiye'nin FIFA kadrosu 6'ya indirilirse şaşırmasın. 1 Ocakta bu liste 6 kişi olarak belirlendiğinde, Müftüoğlu liste dışı kaldığında o zaman Ulusoy Federasyonu ile Çulcu MHK'sı bakalım birbirlerine ne yapacak? Çünkü kadronun aslında 6 kişi olduğunu Çulcu biliyor ama Ulusoy bilmiyor. Kim kimi kandırıyor burada? Mustafa Çulcu'nun bu yaptıkları hep şark kurnazlığı, başka bir şey değil?" Olayın üzerinden zaman geçmesine rağmen karşılaştığı yanlışı hala unutamadığını belirten Cem Papila, "Ben MHK'nın bağımsız olmasını ümit ediyordum ama son gelişmeler hiçbir şekilde bağımsız olmadığını gösteriyor. Yani kendi iradesiyle kararlar veremediğini gösteriyor. MHK Başkanı dik duramadı bu olayda.
MHK Başkanı ve yönetimi en baştan federasyon başkanının bu şekilde bir hakkı olduğunu kabul edip de o göreve gelmişlerse onu bilemem. Ama bunu kabul etmeden geldilerse dik duramadılar demektir. Ne yapmaları gerekirdi? İstifa edeceklerdi.
Çulcu dik durup istifa edecekti ama bir sonraki dönem yine MHK Başkanı olabilecekti. İnsanlar söylemleriyle değil yaptıklarıyla anılır. Herkes tarihte yerini alacak" şeklinde konuştu.
"PATRONUN GEREKÇE AÇIKLAMASI HER ŞEYİ ANLATIYOR"
Federasyon başkanı Haluk Ulusoy'un, performansından dolayı FIFA listesine alınmadığı yönünde gösterdiği gerekçeye katılmadığını belirten Papila, "Bu inandırıcı ve doğru bir gerekçe de değil. Futbolun patronu kim? Haluk Ulusoy.
Peki, patronun savunma verdiği nerede görülmüş? Federasyon Başkanı'nın, MHK'nın bir tasarrufunu onaylarken FIFA listesinde neden değişiklik yapıldığını açıklamak zorunda kalması aslında birçok şeyi anlatıyor. Çünkü ben gerçeği biliyorum. Bu gerçek, geçmişte genel başkan seçiminde Mustafa Çulcu ile karşı karşıya gelmemizdir" diye konuştu.
Mustafa Çulcu'nun MHK başkanlığına geldiği gün FIFA kokartını kaybettiğini belirten Cem Papila, "Hakemliği bıraktım, üzülmedim mi, biraz üzüldüm tabii.
Bunca yıl emek harcamışım çünkü. Ama bir kere öldüm. Beni 10 defa daha öldürmelerine izin vermedim. Çünkü bundan sonra 10 defa daha öldürürlerdi beni" açıklamasını yaptı.
Mustafa Çulcu ile aralarındaki olayın sadece Eskişehir'deki seçim olayı olmadığını belirten Papila, "Bizim Çulcu ile ilk kavgamız bundan 1,5 yıl öncesine dayanıyor. Aramızda kötü bir şekilde bir telefon mesajı olayı yaşandı.
Bunu sadece dört kişi biliyor. Mustafa Çulcu'nun cep telefonuna hakemlik müessesesiyle ilgili bir mesaj geliyor, altında Cem Papila yazıyor. Ama telefon numarası bana ait değil. O da mesajı alır almaz beni araması gerekirken, hemen yetkilileri aramış. Sonradan o telefon mesajını çekenin de kim olduğunu buldum ve kendilerine gösterdim. Bu benim için çok acı bir olaydı. Ondan beri aramız gergindi zaten" dedi.
Papila, kendisine karşı bu tür talihsiz olayların bir çok defa meydana geldiğini belirterek, mazeretini bildirmesine rağmen Mustafa Çulcu'nun kız kardeşinin düğünü olduğu gün kendisine 2. Lig (B) kategorisi maçı verdiğini söyledi.
"İKİNCİ BİR ŞENES ERZİK OLMAK İSTEMİŞTİM"
Faal hakemken hedefinin hakemliği bıraktıktan sonra Türkiye'yi Avrupa'da FIFA ve UEFA'da önemli bir görevde temsil eden ikinci bir Şenes Erzik olmak olduğunu belirten Papila, şunları söyledi:
"Bende bunu yapacak bilgi ve birikim var. Ama bugünkü federasyon bunu düşünecek kapasitede değil, bunu görecek vizyona da sahip değil. En büyük üzüntüm, sadece kişisel sebeplerden dolayı bana bu fırsatı vermediler. Yine aynı şekilde geçen sene de Metin Aydoğan'a FIFA listesi konusunda haksızlık yapıldı.
Ben bunu o günkü MHK Başkanı Ufuk Özerten ile paylaşmıştım. (Şık olmadı) dedim.
Onu, İstanbul medyasında eski hakemlere yakın bir grup istemedi. Onlar birilerinin menfaatini kollamak amacıyla birilerini FIFA yapmak için Aydoğan'ı yediler."
"SERDAR TATLI'NIN BIRAKMA NEDENİ SAKATLIK DEĞİL"
Serdar Tatlı'nın hakemliği bırakma nedeninin açıklandığı gibi sakatlık olmadığını belirten Papila, şöyle devam etti:
"Serdar Tatlı'ya en yakın hakem bendim. Serdar'ın bırakmasındaki gerçek neden farklıydı. Bu bizim kendi aramızdaki özel bir şey. Bunu ben açıklayamam.
Yani hakemlikten mutlu olarak ayrılan hiç yok gibi. Mustafa Çulcu 45 yaşının ve FIFA kariyerinin sonuna kadar hakemlik yaptı, o bile mutlu ayrılamadı. Biz o kadar gidemedik. Çulcu nasıl gitti, bilemem. O ayrı bir yetenek olsa gerek. Hem 45 yaşının sonuna kadar hem de FIFA'da dördüncü kategoride kalarak bu kadar
sürdürebilmek çok büyük bir yetenek. Biz 39 yaşında, hem de üçüncü kategoride kalamadık." Hakemlik hayatında "keşke olmasa" dediği hataların olduğunu belirten Papila, "Mesela Vestel Manisaspor-Galatasaray maçında ofsayt gerekçesiyle iptal ettiğimiz bir gol var. Yine Fenerbahçe-Trabzonspor maçında yardımcının yanlış tespit edip ofsayttan gol verdiğimiz bir pozisyon var. Keşke yaşanmasaydı dediğim kararlardı bunlar" itirafında bulundu.
"TAŞI SEVERİM DEDİM, BEŞİKTAŞLI OLDUM"
İyi bir Beşiktaş taraftarı olduğunu belirten Cem Papila, "Beşiktaşlı oluşumda çok ilginç. O zaman 8-9 yaşındayım. Komşumuzun oğlu Turgay ağabey bana gelip (Sarayımı seversin, bahçeyi mi, yoksa taşı mı?) diye sordu. Ben de (Taşı)
cevabını verdim. O da o zaman (Tamam sen Beşiktaşlısın) dedi ve öyle Beşiktaşlı oldum. İstanbul'da okudum, bir sene Dikilitaş'ta oturdum. Kaldığım ev İnönü Stadı'nın hemen üstündeydi. Sürekli İnönü Stadı'na maçlara giderdim. Hiçbir zaman fanatik olmadım ama sıkı bir Beşiktaş taraftarıydım. En beğendim futbolcu ise o dönemde Gökhan Keskin'di" diye konuştu.
"KENDİMİ TRABZONLU OLARAK GÖRÜYORUM"
Kendisini en çok üzen olaylardan birinin Trabzonspor taraftarlarının yaptığı yürüyüş olduğunu belirten Cem Papila, "Çünkü ben Trabzonluyum. Bırakın annemin ve eşimin Trabzonlu olmasını, ben Zonguldak'ta Trabzon kültürüyle büyümüş biriyim. Ben o yörenin insanıyım, benim memleketim orası, kendimi Trabzonlu olarak görüyorum. Babam Hopalı. O yörenin insanı olarak bu şekilde protesto edilmek beni üzdü. Ama bunda bana göre başka faktörler vardı. O yürüyüş siyasi rant amacıyla yapılmış bir yürüyüştü. O olayı organize eden insanlar bana göre siyaseti kullanarak bu işi yaptı. Tabii vatandaş onu bu şekilde görmedi" iddiasında bulundu.
"HEDEFİM SPOR BAKANI OLMAK"
Beşiktaş-Samsun maçını hatasız yönettiğini tekrarlayan Papila, o maçın devre arasında Sinan Engin'in soyunma odasına gelerek, verdiği kırmızı kartlarla ilgili kendisine, (Hocam kartlarında, kararlarında haklısın) dediğini söyledi.
Bundan sonraki hedefinin CHP'den milletvekili olarak meclise girmek olduğunu söyleyen Papila, "Daha öncede siyasetin içindeydim. Profesyonel lig hakemi olunca siyasete ara vermek zorunda kaldım. Şimdi kaldığım yerden yoluma devam edeceğim. CHP'nin üyesiyim. En büyük idealim de spor bakanı olarak bilgi ve birikimimle ülkeme hizmet etmek" dedi.
Papila, Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu ile sınıf arkadaşı olduğunu doğrulayarak, "Sayın Şekip Mosturoğlu ile Hukuk Fakültesi'nden arkadaştık. 1984-88 yılları arasında aynı sınıfta okuduk. Federasyon başkan vekili olduktan sonra kendisiyle yüz yüze gelmedik dersem yalan olmaz. Sadece bayramlarda ve kandillerde birbirimize mesaj atardık, o kadar. Bu konuda hem kendisi hem de ben büyük özen gösterdik" şeklinde konuştu.
"PAPİLA'YI PAPİLA YAPAN DİK DURUŞUDUR"
"Cem Papila'yı Cem Papila yapan dik duruşudur" diyen Papila, "Ben hatalar yapmadım mı yaptım ama yapmadığım bir tek şey var, kimse için santim eğilmedim. Çok da büyük konuşmak istemiyorum ama eğilirsem sadece çocuklarım için eğilirim. Belki onlar için de eğilmeyebilirim, sınırlarımı zorlarım. Ama etrafımda çok eğilen insan gördüm. Hele o Eskişehir'deki benim dik durduğum seçimde çok insan vardı eğilen" dedi.
"TRABZONSPOR VE BEŞİKTAŞ'IN ŞAMPİYONLUK ŞANSI YOK"
Bu sene şampiyonluğun Fenerbahçe, Galatasaray ve Vestel Manisaspor arasında geçeceğini, Beşiktaş ve Trabzonspor'un şansı olmadığını belirten Papila, "Çünkü Beşiktaş takım olamadı. Bu konuda çok önemli zaafları var. Kayseri Erciyesspor maçı sonrası yaşananları televizyondan izledim, arkadaşlığın olmadığı yerde başarı olmaz. Galatasaray'ı geçen sezon şampiyon yapan en önemli faktör takım olmaktı. Ama Beşiktaş takım olamadı" diyerek sözlerini tamamladı
kartalhaber.com
o karalardan sonra hangi yüzle bizim mabedimize gelecektin nasıl bir yüzyüzlük ya
ben seni sevdim ya o bana yeter köpek sen beni bırakıp s...tir olup gittin yaaaaaa bende senin gibilerin taaaaaaaaa a.q.
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
İstanbul -İzmir hattı!
Beşiktaş'ta geçirdiği hastalık ve sakatlıklar nedeniyle bir türlü istenilen futbolu sahaya yansıtamayan Delgado, Anadolu takımlarıyla kendi şehirlerinde hiç karşılaşmadı.
Arjantinli oyuncu, ligde Vestel Manisa, Kayseri Erciyes, Çaykur Rize ve Antalyaspor deplasmanlarında forma giyemedi. Tangocu, dış sahada sadece Denizlispor ile karşılaşırken, bu maç da yeşil - siyahlıların cezası nedeniyle İzmir'de oynandı. Türkiye Kupası'nda da yine İzmir'de Bucaspor ile karşılaştı
Arjantinli oyuncu, Beşiktaş'ın oynadığı Manisa, Kayseri, Rize ve Antalya gibi Anadolu şehirlerini rahatsızlığı nedeniyle görememişti.
Kasığındaki sorun nedeniyle önceki gün İsviçre'ye giden Delgado, Doktor Boumann'a muayene oldu. Önemli bir sorunu bulunmadığı belirtilen Arjantinli'nin bir hafta dinlendirileceği ifade edildi.
kartal haber
ya
hakaten şu maçlardan birisinde oynasaydı mesela antalya o maçtan dana iyi bir sonuçla ayrılırdık en azından kaçan o kadar posizyonun birini atar rahatlardık ama olmadı mı olmuyor bu takımda birşeyler var hep sakatlık hep sakatlık nereye kadar
Beşiktaş'ta geçirdiği hastalık ve sakatlıklar nedeniyle bir türlü istenilen futbolu sahaya yansıtamayan Delgado, Anadolu takımlarıyla kendi şehirlerinde hiç karşılaşmadı.
Arjantinli oyuncu, ligde Vestel Manisa, Kayseri Erciyes, Çaykur Rize ve Antalyaspor deplasmanlarında forma giyemedi. Tangocu, dış sahada sadece Denizlispor ile karşılaşırken, bu maç da yeşil - siyahlıların cezası nedeniyle İzmir'de oynandı. Türkiye Kupası'nda da yine İzmir'de Bucaspor ile karşılaştı
Arjantinli oyuncu, Beşiktaş'ın oynadığı Manisa, Kayseri, Rize ve Antalya gibi Anadolu şehirlerini rahatsızlığı nedeniyle görememişti.
Kasığındaki sorun nedeniyle önceki gün İsviçre'ye giden Delgado, Doktor Boumann'a muayene oldu. Önemli bir sorunu bulunmadığı belirtilen Arjantinli'nin bir hafta dinlendirileceği ifade edildi.
kartal haber
ya
hakaten şu maçlardan birisinde oynasaydı mesela antalya o maçtan dana iyi bir sonuçla ayrılırdık en azından kaçan o kadar posizyonun birini atar rahatlardık ama olmadı mı olmuyor bu takımda birşeyler var hep sakatlık hep sakatlık nereye kadar
ben seni sevdim ya o bana yeter köpek sen beni bırakıp s...tir olup gittin yaaaaaa bende senin gibilerin taaaaaaaaa a.q.
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
Bu ne yaman çelişki
Beşiktaş, teknik direktörü Tigana yönetiminde 12 maçta topladığı 21 puanla, son 3 sezonun en iyi performansını gerçekleştirdi
Siyah- beyazlı ekip 2004-05 sezonunda ilk 12 karşılaşmada 16, geçen sezon ise 19 puan toplayabilmişti. Ancak bu tablo bile siyah-beyazlı camiayı memnun etmedi. Oysa Beşiktaş'ın şampiyonluktaki rakipleri F.Bahçe, G.Saray ve Trabzon, son 3 sezonun en kötü performansına sahip oldular.
LİGDE 15 PUAN BİRDEN KAYBETTİ
F.Bahçe 2004-05 sezonunda 31, 2005-06'da ise 32 puanla liderdi. Bu sezon 26 puan toplayabildi. G.Saray 2004-05'te 12 maçta 28, geçen sezon 29 puan topladı, bu sezon 18 puanda kaldı. Trabzonspor geçen sezon 12 maçta 16 puana rağmen bu sezon 15'te kaldı. Yani siyah beyazlı kulüp, üç büyük rakibinin geriye gitmesine, kendisinin gelişme göstermesine rağmen ligde 15 puan kaybetti ve üçüncü sırada bulunuyor.
(MURAT DEMİRYAS-Sabah)
gerçekten çok ilginç kötü diyoruz beşiktaşa ama bir bakıyoruz bizden daha kötüler var onlarla kıyaslarsak iyi durumdayız ama biz kimseyle kıyaslanamayız
Beşiktaş, teknik direktörü Tigana yönetiminde 12 maçta topladığı 21 puanla, son 3 sezonun en iyi performansını gerçekleştirdi
Siyah- beyazlı ekip 2004-05 sezonunda ilk 12 karşılaşmada 16, geçen sezon ise 19 puan toplayabilmişti. Ancak bu tablo bile siyah-beyazlı camiayı memnun etmedi. Oysa Beşiktaş'ın şampiyonluktaki rakipleri F.Bahçe, G.Saray ve Trabzon, son 3 sezonun en kötü performansına sahip oldular.
LİGDE 15 PUAN BİRDEN KAYBETTİ
F.Bahçe 2004-05 sezonunda 31, 2005-06'da ise 32 puanla liderdi. Bu sezon 26 puan toplayabildi. G.Saray 2004-05'te 12 maçta 28, geçen sezon 29 puan topladı, bu sezon 18 puanda kaldı. Trabzonspor geçen sezon 12 maçta 16 puana rağmen bu sezon 15'te kaldı. Yani siyah beyazlı kulüp, üç büyük rakibinin geriye gitmesine, kendisinin gelişme göstermesine rağmen ligde 15 puan kaybetti ve üçüncü sırada bulunuyor.
(MURAT DEMİRYAS-Sabah)
gerçekten çok ilginç kötü diyoruz beşiktaşa ama bir bakıyoruz bizden daha kötüler var onlarla kıyaslarsak iyi durumdayız ama biz kimseyle kıyaslanamayız
ben seni sevdim ya o bana yeter köpek sen beni bırakıp s...tir olup gittin yaaaaaa bende senin gibilerin taaaaaaaaa a.q.
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden
Tigana'dan bomba açıklamalar
Beşiktaş Teknik Direktörü Jean Tigana siyah beyazlı takımın eski teknik direktörü Del Bosque'ye Türkiye'de geçirdiği süre için hayran kaldığını söyledi.
Dün oynanan ve 4 - 4 berabera sona eren Antalyaspor deplasmanın dönüş yolculuğunda birbirinden çarpıcı açıklamalar yapan Fransız teknik adam, gerekli desteği görememekten yakındı. Jean Tigana dün akşam yaşadığı duyguları şu cümlelerle ifade etti.
"İngilltere'de Fulham'ı çalıştırırken Arsenal deplasmanındaydık. Skor 1 - 1'di. Ancak karşılaşma 5 -1'lik mağlubiyetimizle sona erdi. Direk soyunma odasına gittim ve oyuncularımı oynadıkları oyundan ötürü tebrik ettim. Buarada bizi deplasmanda destekleyen 5 bin Fulham taraftarı skorun 5 - 1 olmasına rağmen, soyunma odasından benim çıkmamı ve onları selamlamı beklediler. Stadı 1 saat boyunca terk etmeyen taraftarların bu ısrarına dayanamayıp, tekrar sahaya çıktığımda beni alkışladılar. "Forevar Tigana" (Daima Tigana) diye bağırdılar. Bu desteğin ardından göz yaşlarımı tutamamıştım. Burada ise bu kadar genç bir kadro kurmamıza rağmen, bana destek olunması gerekirken istifamı istiyorlar. Oysa ki sabır bizi başarıya taşıyacak en büyük güçtür."
Fransız teknik adam ayrıca siyah beyazlı takımın eski teknik direktörü Vincente Del Bosque'yi örnek göstererek, "Ne kadar çok gezen o kadar çok öğrenir misali Del Bosque'ye hayran kaldım. İspanya'nın dışına çıkmamış bir teknik adam bu tepkileri görünce çıldırmış olmalı. Ben en azından farklı dünyalar ve farklı tepkiler gören bir teknik adamım ama böylesini hiç yaşamadım" ifadelerini kullandı.
Beşiktaş teknik direktörü Jean Tigana gökyüzünde takım kaptanı İbrahim Üzülmez ile kısa ama önemli bir toplantı yaptı. Fransız teknik adam tecrübeli oyuncuya "Geçen sene tribünler dört oyuncuya küfür ettiler ve gitmesini istediler. Yeni sezon önceside 4 oyuncu takımdan ayrıldı. Bırakın taraftarlar benim üzerime gelip, istifamı istesinler. Siz moralinizi bozmayın. Sadece motife olun. İyi konsantre olursanız başarısınız. Benim size olan güvenim tam" dedi.
Kaptan İbrahim Üzülmez ise Antalyaspor maçında çift ön libero oynamaları gerektiğini söyledi ve "Orta sahadan kalabalık geliyorlardı. Ancak biz onları engelleyemedik. O bölgede Kleberson'un tecrübesini kullanması gerekiyordu" diye konuştu.
Tigana buna karşılık "Ben size saha içinde devamlı konuşmanızı boş yere söylemiyorum. Birbirinizle konuşun ve takım olun. Birbirinizin acığını kapatın" cevabını verdi.
(Gökhan DİNÇ-DHA)
bizim yiyeceğimiz cok ekmek var demekki eğer doğruysa!
Beşiktaş Teknik Direktörü Jean Tigana siyah beyazlı takımın eski teknik direktörü Del Bosque'ye Türkiye'de geçirdiği süre için hayran kaldığını söyledi.
Dün oynanan ve 4 - 4 berabera sona eren Antalyaspor deplasmanın dönüş yolculuğunda birbirinden çarpıcı açıklamalar yapan Fransız teknik adam, gerekli desteği görememekten yakındı. Jean Tigana dün akşam yaşadığı duyguları şu cümlelerle ifade etti.
"İngilltere'de Fulham'ı çalıştırırken Arsenal deplasmanındaydık. Skor 1 - 1'di. Ancak karşılaşma 5 -1'lik mağlubiyetimizle sona erdi. Direk soyunma odasına gittim ve oyuncularımı oynadıkları oyundan ötürü tebrik ettim. Buarada bizi deplasmanda destekleyen 5 bin Fulham taraftarı skorun 5 - 1 olmasına rağmen, soyunma odasından benim çıkmamı ve onları selamlamı beklediler. Stadı 1 saat boyunca terk etmeyen taraftarların bu ısrarına dayanamayıp, tekrar sahaya çıktığımda beni alkışladılar. "Forevar Tigana" (Daima Tigana) diye bağırdılar. Bu desteğin ardından göz yaşlarımı tutamamıştım. Burada ise bu kadar genç bir kadro kurmamıza rağmen, bana destek olunması gerekirken istifamı istiyorlar. Oysa ki sabır bizi başarıya taşıyacak en büyük güçtür."
Fransız teknik adam ayrıca siyah beyazlı takımın eski teknik direktörü Vincente Del Bosque'yi örnek göstererek, "Ne kadar çok gezen o kadar çok öğrenir misali Del Bosque'ye hayran kaldım. İspanya'nın dışına çıkmamış bir teknik adam bu tepkileri görünce çıldırmış olmalı. Ben en azından farklı dünyalar ve farklı tepkiler gören bir teknik adamım ama böylesini hiç yaşamadım" ifadelerini kullandı.
Beşiktaş teknik direktörü Jean Tigana gökyüzünde takım kaptanı İbrahim Üzülmez ile kısa ama önemli bir toplantı yaptı. Fransız teknik adam tecrübeli oyuncuya "Geçen sene tribünler dört oyuncuya küfür ettiler ve gitmesini istediler. Yeni sezon önceside 4 oyuncu takımdan ayrıldı. Bırakın taraftarlar benim üzerime gelip, istifamı istesinler. Siz moralinizi bozmayın. Sadece motife olun. İyi konsantre olursanız başarısınız. Benim size olan güvenim tam" dedi.
Kaptan İbrahim Üzülmez ise Antalyaspor maçında çift ön libero oynamaları gerektiğini söyledi ve "Orta sahadan kalabalık geliyorlardı. Ancak biz onları engelleyemedik. O bölgede Kleberson'un tecrübesini kullanması gerekiyordu" diye konuştu.
Tigana buna karşılık "Ben size saha içinde devamlı konuşmanızı boş yere söylemiyorum. Birbirinizle konuşun ve takım olun. Birbirinizin acığını kapatın" cevabını verdi.
(Gökhan DİNÇ-DHA)
bizim yiyeceğimiz cok ekmek var demekki eğer doğruysa!
ben seni sevdim ya o bana yeter köpek sen beni bırakıp s...tir olup gittin yaaaaaa bende senin gibilerin taaaaaaaaa a.q.
- bloodline666
- Müdavim Üye

- Mesajlar: 1719
- Kayıt: 19 Mar 2005 01:00
- Konum: bekirli termik santralinden

