
ve ilk defa ben bukadar üst rütbe askerin olay yerine gittigini gördüm bence bu artık verin şu işareti anlamını taşıyor bu direkmen hüükümete verilmiş bir işarettir anlamı görün işte ne yaptıgınızı




Bu kadar çarpık, sapkın bir yazı daha okumadım mitingler üstüne. köy ve köylüler üstünden politika yapmaya çalışan kötü niyetli bir yazarın işidir bu. köyde takılan başörtüsüyle siyasi bir sembol olan türbanı ayıramayacak kadar da cahil. ben de köyde büyüdüm, benim annem de başörtüsü takıyor, ikisi arasındaki farkı ayıramayacak kadar, köylüyü aşağılayacak kadar aptal, sorumsuz değiliz.. 2 gün köyde gezdi diye köylüyü anladığını sanan cahilin teki.. büyük şehirde yaşayan herkesi snop, zengin, ahlaksız, duyarsız sanan bu tür insanlar memleketi şehir köy diye ayırmaktan zevk alan gerçek bölücülerdir.kindmonster yazdı:milli gazete yazısı -İLGİNÇ
23 Mayıs 2007 Çarşamba 16:00
Yüreğiniz varsa,
Şu laiklik mitinglerinizi Diyarbakırda yapsanız.
Ya da Erzurumda.
Hadi biraz doğudan batıya gelseniz de Malatyada toplansanız.
Hatta Elazığda.
Öz be öz Anadolu derseniz; Bitlis ya da Bingölde.
Saza niye gelmedin türküsünü söylemiyorlardı ama Batman, Şırnak, Hakkâriye niye gitmediniz.
Dilese idiniz; Mardin, Muş ve Hakkariyede buyurabilirdiniz.
Hatta Hatay ve Adanayı da deneyebilirdiniz.
Büyük şehirse meramınız. Konya, Kayseri, Sivası neden es geçtiniz.
Trabzon, Giresun, Rizeye de düşmedi yolunuz.
Yozgat, Kırşehir, Amasya, Burdura da ayrımcılık yaptınız.
Listeyi uzatmak mümkün.
Çok merak ediyorum buralardaki mitinglerinize kaç kişi gelirdi.
Ya da sizler Dior ve Chanel kokulu mitinglerinizden ayrılıp; yoksulluk, emek, tezek, erdem, ağıl, peynir, koyun, süt, alınteri, dürüstlük kokan kentlere gidebilir miydiniz.
Gidemezsiniz.
Size Banani ve Theron markalı parfümlerin havasının sindiği büyük şehirlerin meydanları. Bizlere ağıl kokulu tepeler. Oralara biz gideriz. Ve yüreğimize o toprakların güneşini, ayını, insanını, ağılını doldurarak gideriz.
Birkaç gündür Anadoluda, güneşi bile aydınlatan insanların arasında idim. Yeni yeni toparlanıyordu kıştan bahara doğa. Bulutları bile yamıyordu sıcak bakışları. Tertemizdi ayakları. Bastıkları yerden yağmur fışkırıyordu.
Bereket, tevekkül, sabır, şükür, rıza, hamd sancaklarını çekmişlerdi; saraylardan kıymetli kerpiç evlerinin kale bedenlerine.
Çatakta,Gürpınarda, Sarıcanda, Paluda tarlalarında taş, kaya, diken bitmişti. Bir ot bitmemişti. Tek buğday, dal maydanoz yoktu.
Oralarda, o ot bitmeyen kayalık arazilerde ekmek yoldaşları idi, her hanenin bir çift ineği ya da beş baş koyunu. Kadınla koyun kardaş olmuştu.
Bu yüzden selamlaştığım her kadının ellerinde süt pınarları varmış gibi ağıl kokuyordu üstü başı. Tülbentleri peynir kokulu, tırnakları tezek, gülüşleri emek saçıyordu dört bir yana. Terleri saygın onur kokusunu duyuruyordu.
Kolaysa getirin mitinglerinizi Alacakayaya, Arıcaka, Ağına.
Beşiriye, Hasankeyfe, Nusaybine, Eleşkirte gelin de pervasızca bağırın bakalım. Dağlar, kayalar, ağaçlar bile sizden yüz çevirecektir.
Yuhaladığınız örtülü kadınlar ellerinde süt bidonları iki dakika bile eylenip dinlemeyecektir sizi. Ağıldaki işi çok daha saygındır çünkü. Değil mi ki siz yüzüne tükürür gibi onun en saygın tacı olan örtüsüne savaş açtınız. Sadece onun örtüsüne de değil, bu toprakların kutlu kadınları olan Hazreti Meryemin, Hazreti Asiyenin, Hazreti Haticenin, Fatıma nın, Aişenin örtüsüne ettiğiniz bu hakaretler için sizi hiç affetmeyecek bir daha. Sahi Gölhisara, İnegöle, İznike, Simava, Sarıkayaya niye hiç gelmediniz.
Bu yaşamları yalın ve ortada.
Bu yoksulluğu ekmeklerine katık eden.
Ağır geçen bir hayatın yüküne direnen.
Türkülerini bile sessiz çığıran
Öyle avaz avaz aşkların yaşanmadığı.
Toprağa saygılı bu insanların arasına niye gelmediniz.
Dar geçitte bekliyordu yaşlı kadın. Bir mavzer gibi korunaklı çarşafına bürünmüştü. Tek hazinesi yanındaki çömlekti. Beyaz bir bidona düğümlemişti umutlarını. Tulum peyniri altı lira. Çökeliği bir buçuk. Onunla tütecek ocak.
Onunla deterjan, sabun, pirinç gelecek.
Bu dağ gibi yoksulluğuna inat, kocaman yüreğiyle direnirken yaşlı kadın. Ankaradan, İzmirden, İstanbuldan yükselen tamtam seslerine acıyla gülüyor, değersiz bir şeye bakarcasına dudak büküp baş sallıyor. Süt kokulu ellerini sallıyor, öte gitsinler der gibi.
Sahi siz konuşabilir misiniz;
Kapıları kırık, ahırdan bozma düğün salonlarında. Döşemesine lüks parfümlerin sindiği kürsüler, trilyonluk adamların mikrofonları yok buralarda. Havaya hâkim ağıl kokusuna aldırmadan, terlerine sinen tezek kokusunu yok sayarak; bağrınıza basabilir misiniz baba bir kardeş bilerek.
Günlerdir aralarındayım.
Hiç benzemiyorlardı sizin miting meydanlarında topladığınız öfkeli, asık suratlı, mutsuz kalabalıklara. Köy meydanlarından, belde salonlarına, kasaba kahvelerine, ilçe vakıf binalarına koştum.
Sonra dünyanın en temiz insanları arasında bulunmayı bana nasib eden Yaradana sonsuz şükrettim. Köyleri ne bikini reklâmları ile kirlenmişti. Ne çıplak bedenleri ile gezecek kadar doğaya ve insana saygısızlardı.
Tertemiz toprağa özlemle baktım; şu anda ölsem ne kadar da şanslıydım. Dostlarım en temiz ve has insanlardı. Biliyordum ki zengin bir dua repertuarı ile uğurlayacaklardı beni.
Bizimki gerçek dostluk be arkadaş.
Mine Alpay Gün / Milli Gazete
KAYANAK:ENSONHABER.COM


kendini zeki sanan su kurnazı bi sivrizekakindmonster yazdı:milli gazete yazısı -İLGİNÇ
23 Mayıs 2007 Çarşamba 16:00
Yüreğiniz varsa,
Şu laiklik mitinglerinizi Diyarbakırda yapsanız.
Ya da Erzurumda.
Hadi biraz doğudan batıya gelseniz de Malatyada toplansanız.
Hatta Elazığda.
Öz be öz Anadolu derseniz; Bitlis ya da Bingölde.
Saza niye gelmedin türküsünü söylemiyorlardı ama Batman, Şırnak, Hakkâriye niye gitmediniz.
Dilese idiniz; Mardin, Muş ve Hakkariyede buyurabilirdiniz.
Hatta Hatay ve Adanayı da deneyebilirdiniz.
Büyük şehirse meramınız. Konya, Kayseri, Sivası neden es geçtiniz.
Trabzon, Giresun, Rizeye de düşmedi yolunuz.
Yozgat, Kırşehir, Amasya, Burdura da ayrımcılık yaptınız.
Listeyi uzatmak mümkün.
Çok merak ediyorum buralardaki mitinglerinize kaç kişi gelirdi.
Ya da sizler Dior ve Chanel kokulu mitinglerinizden ayrılıp; yoksulluk, emek, tezek, erdem, ağıl, peynir, koyun, süt, alınteri, dürüstlük kokan kentlere gidebilir miydiniz.
Gidemezsiniz.
Size Banani ve Theron markalı parfümlerin havasının sindiği büyük şehirlerin meydanları. Bizlere ağıl kokulu tepeler. Oralara biz gideriz. Ve yüreğimize o toprakların güneşini, ayını, insanını, ağılını doldurarak gideriz.
Birkaç gündür Anadoluda, güneşi bile aydınlatan insanların arasında idim. Yeni yeni toparlanıyordu kıştan bahara doğa. Bulutları bile yamıyordu sıcak bakışları. Tertemizdi ayakları. Bastıkları yerden yağmur fışkırıyordu.
Bereket, tevekkül, sabır, şükür, rıza, hamd sancaklarını çekmişlerdi; saraylardan kıymetli kerpiç evlerinin kale bedenlerine.
Çatakta,Gürpınarda, Sarıcanda, Paluda tarlalarında taş, kaya, diken bitmişti. Bir ot bitmemişti. Tek buğday, dal maydanoz yoktu.
Oralarda, o ot bitmeyen kayalık arazilerde ekmek yoldaşları idi, her hanenin bir çift ineği ya da beş baş koyunu. Kadınla koyun kardaş olmuştu.
Bu yüzden selamlaştığım her kadının ellerinde süt pınarları varmış gibi ağıl kokuyordu üstü başı. Tülbentleri peynir kokulu, tırnakları tezek, gülüşleri emek saçıyordu dört bir yana. Terleri saygın onur kokusunu duyuruyordu.
Kolaysa getirin mitinglerinizi Alacakayaya, Arıcaka, Ağına.
Beşiriye, Hasankeyfe, Nusaybine, Eleşkirte gelin de pervasızca bağırın bakalım. Dağlar, kayalar, ağaçlar bile sizden yüz çevirecektir.
Yuhaladığınız örtülü kadınlar ellerinde süt bidonları iki dakika bile eylenip dinlemeyecektir sizi. Ağıldaki işi çok daha saygındır çünkü. Değil mi ki siz yüzüne tükürür gibi onun en saygın tacı olan örtüsüne savaş açtınız. Sadece onun örtüsüne de değil, bu toprakların kutlu kadınları olan Hazreti Meryemin, Hazreti Asiyenin, Hazreti Haticenin, Fatıma nın, Aişenin örtüsüne ettiğiniz bu hakaretler için sizi hiç affetmeyecek bir daha. Sahi Gölhisara, İnegöle, İznike, Simava, Sarıkayaya niye hiç gelmediniz.
Bu yaşamları yalın ve ortada.
Bu yoksulluğu ekmeklerine katık eden.
Ağır geçen bir hayatın yüküne direnen.
Türkülerini bile sessiz çığıran
Öyle avaz avaz aşkların yaşanmadığı.
Toprağa saygılı bu insanların arasına niye gelmediniz.
Dar geçitte bekliyordu yaşlı kadın. Bir mavzer gibi korunaklı çarşafına bürünmüştü. Tek hazinesi yanındaki çömlekti. Beyaz bir bidona düğümlemişti umutlarını. Tulum peyniri altı lira. Çökeliği bir buçuk. Onunla tütecek ocak.
Onunla deterjan, sabun, pirinç gelecek.
Bu dağ gibi yoksulluğuna inat, kocaman yüreğiyle direnirken yaşlı kadın. Ankaradan, İzmirden, İstanbuldan yükselen tamtam seslerine acıyla gülüyor, değersiz bir şeye bakarcasına dudak büküp baş sallıyor. Süt kokulu ellerini sallıyor, öte gitsinler der gibi.
Sahi siz konuşabilir misiniz;
Kapıları kırık, ahırdan bozma düğün salonlarında. Döşemesine lüks parfümlerin sindiği kürsüler, trilyonluk adamların mikrofonları yok buralarda. Havaya hâkim ağıl kokusuna aldırmadan, terlerine sinen tezek kokusunu yok sayarak; bağrınıza basabilir misiniz baba bir kardeş bilerek.
Günlerdir aralarındayım.
Hiç benzemiyorlardı sizin miting meydanlarında topladığınız öfkeli, asık suratlı, mutsuz kalabalıklara. Köy meydanlarından, belde salonlarına, kasaba kahvelerine, ilçe vakıf binalarına koştum.
Sonra dünyanın en temiz insanları arasında bulunmayı bana nasib eden Yaradana sonsuz şükrettim. Köyleri ne bikini reklâmları ile kirlenmişti. Ne çıplak bedenleri ile gezecek kadar doğaya ve insana saygısızlardı.
Tertemiz toprağa özlemle baktım; şu anda ölsem ne kadar da şanslıydım. Dostlarım en temiz ve has insanlardı. Biliyordum ki zengin bir dua repertuarı ile uğurlayacaklardı beni.
Bizimki gerçek dostluk be arkadaş.
Mine Alpay Gün / Milli Gazete
KAYANAK:ENSONHABER.COM





Çok inandırıcı (!)issirganotununissirmiyani yazdı:pkk nın açıklaması
terör örgütü PKK, Ankara'daki patlamayı üstlenmezken, "Hiçbir ilgimiz yok" açıklamasını yaptı.
Fırat Haber Ajansı'nın Kuzey Irak çıkışlı haberinde, örgütün Yürütme Konseyi Başkanlığı'na dayanarak verilen haberde, "Ulus'taki bombalı saldırı olayını ve bu konudaki gelişmeleri basından izledik. Öncelikle bu saldırıyla hiçbir alakamız olmadığını ve bu tür eylem biçimlerini tasvip etmediğimizi açıkça ilan ediyoruz. Bu olayda yaşamını yitirenlere rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyoruz" denildi. Açıklamada, konuyla ilgili olarak geniş bilginin daha sonra verileceği belirtildi.
bu haberin ne gibi bir dogruluk payı olabilir yaa milliyet gazetesi vermiş birde



evet büyük ihtimalle botaşı uçuracaktı inanki çok büyük bir felaket olurdu öyleki bir kaç ilçenin haritadan silinmesine neden olabilrdibad-dua yazdı:Bombacının hedefi BTC/Botaş mıydı
11 kilo patlayıcıyla yakalanan kadın canlı bomba, ilk ifadesinde ''Apo'yu zehirlediniz, ben de sizi öldürecektim'' dedi. Bombacının BTC ya da Botaş'a saldırmayı planladığı tahmin ediliyor.
24 Mayıs 2007 15:02
Yazı boyutunu büyütmek için
Bombacının hedefi BTC/Botaş mıydı
Neşet Karadağ-Murat Kibritoğlu'nun haberi
Adana'da dün 11.3 kilogram A-4 plastik patlayıcıyla yakalanan kadın canlı bomba, ilk ifadesinde ''Apo'yu zehirlediniz, o yüzden ben de sizi öldürecektim'' dedi. Canlı bombanın BTC ya da Botaş'a saldırmayı planladığı tahmin ediliyor.
Adının "Ebru Kara" olduğunu söyleyen canlı bombanın sorgusu sürüyor. Abdullah Öcalan'la ilgili sözlerinin ardından bir daha konuşmadığı belirtilen Kara'nın sorgusu için bir gün daha Cumhuriyet Savcılığı'ndan ek süre alınacağı kaydedildi.
Kara'yı Şanlıurfa'dan Adana'ya getirdiği ve malzemeleri teslim ettiği iddia edilen terörist Adem Barık da Şanlıurfa'da yakalanıp Adana'ya getirildi.
Kadın canlı bomba, dün taksiyle Ceyhan'a giderken Mustafa Kemal Paşa Bulvarı ile Kozan Yolu'nun kesiştiği Dadaloğlu Kavşağı'nda yakalanmıştı.
Kucağındaki sırt çantasının içindeki poşetlerde plastik patlayıcının yanı sıra, 12 elektrikli fünye, 2 savunma tipi el bombası, 4 pil, ampul ve kablolar, düzeneği çalıştırmak için anahtar ve düzenek yapımında kullanılan malzemeler bulunan kadın canlı bomba Adana Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi'nde sorgulanıyor.
Taksici: "Beni Ceyhan'a götür dedi"
Kadın canlı bombanın taksiye müşteri olarak bindiğini söyleyen şoför serbest bırakıldı. Taksicinin polise verdiği ifadesinde, "Elinde çantalarla taksime bindi. Sırt çantasını kucağına alıp 'Beni Ceyhan'a götür' dedi. Ceyhan'da nereye gideceği konusunda bir şey söylemedi" dedi.
Taksicinin bu ifadesi üzerine kadın canlı bombanın BTC ya da Botaş'a dönük bombalama eyleminde bulunacağı ihtimali ağırlık kazandı.
Bir polis yetkilisi, "Şu anda BTC ve Botaş gündemde olan yerler. Ceyhan'da stratejik önemi bulunan başka bir yer olmadığı için bu iki yere eylem yapma ihtimali olabilirdi. Polislerimizin takdir edilecek çalışmasıyla kadın canlı bomba yakalanarak büyük bir eylem önlenmiş oldu" diye konuştu.
Bu arada, operasyona katılan bir polis memuru olay anını şöyle anlattı:
"Kadın canlı bombaların Suriye'den Türkiye'ye girdiği ve büyük kentlerde eylem yapacağı ihbarını aldık. Özellikle kadın canlı bombaların bakımlı oldukları ve ellerinde çantayla taksiye bineceği bildirildi. Bu ihbar üzerine tüm ekip olarak günler öncesinde operasyona başladık. Gece gündüz uyumadan kent merkezinde elinde çantayla taksiye binen şüpheli kadınları takibe aldık. Bu şüpheli kadını da taksiye binince takibe aldık. Uygun yerde taksi 4 yerden aniden durduruldu. İçindeki kadın canlı bombayı daha oturduğu koltuktan kıpırdıyamadan birkaç saniye içinde etkisiz hale getirdik. Beklemediği bu operasyon karşısında abandone oldu."
Adana'da dün 1'i kadın 2 kişi, 11.3 kilogram A-4 plastik patlayıcı, 2 el bombası ve 12 fünye ile yakalanmış, Adana Valisi İlhan Atış, yakalanan kadının ''canlı bomba'' olduğunu açıklamıştı.
Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgulaması öncesinde sağlık raporu için Reşatbey Sağlık Ocağı'na getirilen sarı saçlı, makyajlı ve bakımlı olduğu görülen kadının üzerinde H.K. (31) adına düzenlenmiş kimlik bulunduğu öğrenildi.
Bu haberde dikkatimi çeken birşey var
Diyorki;
"Kadın canlı bombaların Suriye'den Türkiye'ye girdiği ve büyük kentlerde eylem yapacağı ihbarını aldık. Özellikle kadın canlı bombaların bakımlı oldukları ve ellerinde çantayla taksiye bineceği bildirildi. Bu ihbar üzerine tüm ekip olarak günler öncesinde operasyona başladık. Gece gündüz uyumadan kent merkezinde elinde çantayla taksiye binen şüpheli kadınları takibe aldık. Bu şüpheli kadını da taksiye binince takibe aldık. Uygun yerde taksi 4 yerden aniden durduruldu. İçindeki kadın canlı bombayı daha oturduğu koltuktan kıpırdıyamadan birkaç saniye içinde etkisiz hale getirdik. Beklemediği bu operasyon karşısında abandone oldu."
peki ya canlı bomba olmasaydı nerden anladınız canlı bomba olduğunu.her çantalı bakımlı bayanı ablukayamı alacktınız.
sizce ilginç değilmi bu.
o senin bahsettiğin ilginç değil korkunç. o su götürmez bi gerçek ama buna ne pkknın nede başka bir gücün cesareti yoktur.issirganotununissirmiyani yazdı:evet büyük ihtimalle botaşı uçuracaktı inanki çok büyük bir felaket olurdu öyleki bir kaç ilçenin haritadan silinmesine neden olabilrdibad-dua yazdı:Bombacının hedefi BTC/Botaş mıydı
11 kilo patlayıcıyla yakalanan kadın canlı bomba, ilk ifadesinde ''Apo'yu zehirlediniz, ben de sizi öldürecektim'' dedi. Bombacının BTC ya da Botaş'a saldırmayı planladığı tahmin ediliyor.
24 Mayıs 2007 15:02
Yazı boyutunu büyütmek için
Bombacının hedefi BTC/Botaş mıydı
Neşet Karadağ-Murat Kibritoğlu'nun haberi
Adana'da dün 11.3 kilogram A-4 plastik patlayıcıyla yakalanan kadın canlı bomba, ilk ifadesinde ''Apo'yu zehirlediniz, o yüzden ben de sizi öldürecektim'' dedi. Canlı bombanın BTC ya da Botaş'a saldırmayı planladığı tahmin ediliyor.
Adının "Ebru Kara" olduğunu söyleyen canlı bombanın sorgusu sürüyor. Abdullah Öcalan'la ilgili sözlerinin ardından bir daha konuşmadığı belirtilen Kara'nın sorgusu için bir gün daha Cumhuriyet Savcılığı'ndan ek süre alınacağı kaydedildi.
Kara'yı Şanlıurfa'dan Adana'ya getirdiği ve malzemeleri teslim ettiği iddia edilen terörist Adem Barık da Şanlıurfa'da yakalanıp Adana'ya getirildi.
Kadın canlı bomba, dün taksiyle Ceyhan'a giderken Mustafa Kemal Paşa Bulvarı ile Kozan Yolu'nun kesiştiği Dadaloğlu Kavşağı'nda yakalanmıştı.
Kucağındaki sırt çantasının içindeki poşetlerde plastik patlayıcının yanı sıra, 12 elektrikli fünye, 2 savunma tipi el bombası, 4 pil, ampul ve kablolar, düzeneği çalıştırmak için anahtar ve düzenek yapımında kullanılan malzemeler bulunan kadın canlı bomba Adana Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi'nde sorgulanıyor.
Taksici: "Beni Ceyhan'a götür dedi"
Kadın canlı bombanın taksiye müşteri olarak bindiğini söyleyen şoför serbest bırakıldı. Taksicinin polise verdiği ifadesinde, "Elinde çantalarla taksime bindi. Sırt çantasını kucağına alıp 'Beni Ceyhan'a götür' dedi. Ceyhan'da nereye gideceği konusunda bir şey söylemedi" dedi.
Taksicinin bu ifadesi üzerine kadın canlı bombanın BTC ya da Botaş'a dönük bombalama eyleminde bulunacağı ihtimali ağırlık kazandı.
Bir polis yetkilisi, "Şu anda BTC ve Botaş gündemde olan yerler. Ceyhan'da stratejik önemi bulunan başka bir yer olmadığı için bu iki yere eylem yapma ihtimali olabilirdi. Polislerimizin takdir edilecek çalışmasıyla kadın canlı bomba yakalanarak büyük bir eylem önlenmiş oldu" diye konuştu.
Bu arada, operasyona katılan bir polis memuru olay anını şöyle anlattı:
"Kadın canlı bombaların Suriye'den Türkiye'ye girdiği ve büyük kentlerde eylem yapacağı ihbarını aldık. Özellikle kadın canlı bombaların bakımlı oldukları ve ellerinde çantayla taksiye bineceği bildirildi. Bu ihbar üzerine tüm ekip olarak günler öncesinde operasyona başladık. Gece gündüz uyumadan kent merkezinde elinde çantayla taksiye binen şüpheli kadınları takibe aldık. Bu şüpheli kadını da taksiye binince takibe aldık. Uygun yerde taksi 4 yerden aniden durduruldu. İçindeki kadın canlı bombayı daha oturduğu koltuktan kıpırdıyamadan birkaç saniye içinde etkisiz hale getirdik. Beklemediği bu operasyon karşısında abandone oldu."
Adana'da dün 1'i kadın 2 kişi, 11.3 kilogram A-4 plastik patlayıcı, 2 el bombası ve 12 fünye ile yakalanmış, Adana Valisi İlhan Atış, yakalanan kadının ''canlı bomba'' olduğunu açıklamıştı.
Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgulaması öncesinde sağlık raporu için Reşatbey Sağlık Ocağı'na getirilen sarı saçlı, makyajlı ve bakımlı olduğu görülen kadının üzerinde H.K. (31) adına düzenlenmiş kimlik bulunduğu öğrenildi.
Bu haberde dikkatimi çeken birşey var
Diyorki;
"Kadın canlı bombaların Suriye'den Türkiye'ye girdiği ve büyük kentlerde eylem yapacağı ihbarını aldık. Özellikle kadın canlı bombaların bakımlı oldukları ve ellerinde çantayla taksiye bineceği bildirildi. Bu ihbar üzerine tüm ekip olarak günler öncesinde operasyona başladık. Gece gündüz uyumadan kent merkezinde elinde çantayla taksiye binen şüpheli kadınları takibe aldık. Bu şüpheli kadını da taksiye binince takibe aldık. Uygun yerde taksi 4 yerden aniden durduruldu. İçindeki kadın canlı bombayı daha oturduğu koltuktan kıpırdıyamadan birkaç saniye içinde etkisiz hale getirdik. Beklemediği bu operasyon karşısında abandone oldu."
peki ya canlı bomba olmasaydı nerden anladınız canlı bomba olduğunu.her çantalı bakımlı bayanı ablukayamı alacktınız.
sizce ilginç değilmi bu.

öyle bir şey yapmaları demek Türkiye'nin kuzey-güney-doğu-batı ırağı dünya haritasından silmesi demekissirganotununissirmiyani yazdı:evet büyük ihtimalle botaşı uçuracaktı inanki çok büyük bir felaket olurdu öyleki bir kaç ilçenin haritadan silinmesine neden olabilrdibad-dua yazdı:Bombacının hedefi BTC/Botaş mıydı
11 kilo patlayıcıyla yakalanan kadın canlı bomba, ilk ifadesinde ''Apo'yu zehirlediniz, ben de sizi öldürecektim'' dedi. Bombacının BTC ya da Botaş'a saldırmayı planladığı tahmin ediliyor.
24 Mayıs 2007 15:02
Yazı boyutunu büyütmek için
Bombacının hedefi BTC/Botaş mıydı
Neşet Karadağ-Murat Kibritoğlu'nun haberi
Adana'da dün 11.3 kilogram A-4 plastik patlayıcıyla yakalanan kadın canlı bomba, ilk ifadesinde ''Apo'yu zehirlediniz, o yüzden ben de sizi öldürecektim'' dedi. Canlı bombanın BTC ya da Botaş'a saldırmayı planladığı tahmin ediliyor.
Adının "Ebru Kara" olduğunu söyleyen canlı bombanın sorgusu sürüyor. Abdullah Öcalan'la ilgili sözlerinin ardından bir daha konuşmadığı belirtilen Kara'nın sorgusu için bir gün daha Cumhuriyet Savcılığı'ndan ek süre alınacağı kaydedildi.
Kara'yı Şanlıurfa'dan Adana'ya getirdiği ve malzemeleri teslim ettiği iddia edilen terörist Adem Barık da Şanlıurfa'da yakalanıp Adana'ya getirildi.
Kadın canlı bomba, dün taksiyle Ceyhan'a giderken Mustafa Kemal Paşa Bulvarı ile Kozan Yolu'nun kesiştiği Dadaloğlu Kavşağı'nda yakalanmıştı.
Kucağındaki sırt çantasının içindeki poşetlerde plastik patlayıcının yanı sıra, 12 elektrikli fünye, 2 savunma tipi el bombası, 4 pil, ampul ve kablolar, düzeneği çalıştırmak için anahtar ve düzenek yapımında kullanılan malzemeler bulunan kadın canlı bomba Adana Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi'nde sorgulanıyor.
Taksici: "Beni Ceyhan'a götür dedi"
Kadın canlı bombanın taksiye müşteri olarak bindiğini söyleyen şoför serbest bırakıldı. Taksicinin polise verdiği ifadesinde, "Elinde çantalarla taksime bindi. Sırt çantasını kucağına alıp 'Beni Ceyhan'a götür' dedi. Ceyhan'da nereye gideceği konusunda bir şey söylemedi" dedi.
Taksicinin bu ifadesi üzerine kadın canlı bombanın BTC ya da Botaş'a dönük bombalama eyleminde bulunacağı ihtimali ağırlık kazandı.
Bir polis yetkilisi, "Şu anda BTC ve Botaş gündemde olan yerler. Ceyhan'da stratejik önemi bulunan başka bir yer olmadığı için bu iki yere eylem yapma ihtimali olabilirdi. Polislerimizin takdir edilecek çalışmasıyla kadın canlı bomba yakalanarak büyük bir eylem önlenmiş oldu" diye konuştu.
Bu arada, operasyona katılan bir polis memuru olay anını şöyle anlattı:
"Kadın canlı bombaların Suriye'den Türkiye'ye girdiği ve büyük kentlerde eylem yapacağı ihbarını aldık. Özellikle kadın canlı bombaların bakımlı oldukları ve ellerinde çantayla taksiye bineceği bildirildi. Bu ihbar üzerine tüm ekip olarak günler öncesinde operasyona başladık. Gece gündüz uyumadan kent merkezinde elinde çantayla taksiye binen şüpheli kadınları takibe aldık. Bu şüpheli kadını da taksiye binince takibe aldık. Uygun yerde taksi 4 yerden aniden durduruldu. İçindeki kadın canlı bombayı daha oturduğu koltuktan kıpırdıyamadan birkaç saniye içinde etkisiz hale getirdik. Beklemediği bu operasyon karşısında abandone oldu."
Adana'da dün 1'i kadın 2 kişi, 11.3 kilogram A-4 plastik patlayıcı, 2 el bombası ve 12 fünye ile yakalanmış, Adana Valisi İlhan Atış, yakalanan kadının ''canlı bomba'' olduğunu açıklamıştı.
Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgulaması öncesinde sağlık raporu için Reşatbey Sağlık Ocağı'na getirilen sarı saçlı, makyajlı ve bakımlı olduğu görülen kadının üzerinde H.K. (31) adına düzenlenmiş kimlik bulunduğu öğrenildi.
Bu haberde dikkatimi çeken birşey var
Diyorki;
"Kadın canlı bombaların Suriye'den Türkiye'ye girdiği ve büyük kentlerde eylem yapacağı ihbarını aldık. Özellikle kadın canlı bombaların bakımlı oldukları ve ellerinde çantayla taksiye bineceği bildirildi. Bu ihbar üzerine tüm ekip olarak günler öncesinde operasyona başladık. Gece gündüz uyumadan kent merkezinde elinde çantayla taksiye binen şüpheli kadınları takibe aldık. Bu şüpheli kadını da taksiye binince takibe aldık. Uygun yerde taksi 4 yerden aniden durduruldu. İçindeki kadın canlı bombayı daha oturduğu koltuktan kıpırdıyamadan birkaç saniye içinde etkisiz hale getirdik. Beklemediği bu operasyon karşısında abandone oldu."
peki ya canlı bomba olmasaydı nerden anladınız canlı bomba olduğunu.her çantalı bakımlı bayanı ablukayamı alacktınız.
sizce ilginç değilmi bu.

wolfali yazdı:tayyip erdoğan dün :''gerekirse sınır ötesi operasyon yaparız.yeter ki asker bizden talepte bulunsun.''diye bir çıkış yaptı.asker çok önceden sert bir şekilde talepte bulunmustu oysa ki..
zaten yapılacak olan operasyonun daha fazla karsısında duramayacağını anlayan pek sayın basbakanımız seçim öncesi hedef kitlesini pkk yandaşlarından bu vatanın evlatlarına mı çeviriyor acaba? bekleyip göreceğiz..


O zaman Nüfus cüzdanlarımızdaki "dini" kısmınıda sildirelim ! Nasıl olsa gizli yapılması gerekiyormuş ! Kimden, kim, neden, niçin gizlensin ! Ayıp mı bu ? Millet götünü göstermek için tanga ile dolaşmasına çağdaşlık desin birileri (seni kastetmiyorum) ama dinini göstermek için camiye gizlice girsin, başörtüsü takmasın veya Allâh adını kimsenin yanında anmasın, Bismillah demesin lokantada yemeğe başlamadan. Neden; kimse dinini anlamasın, gizli gizli yaşasın (bak burada seni kastediyorum)houseofholy yazdı: ibadet gizli yapılır
